Asıl hakikati nerede aramalı ey maksud nerede çıkar karşımıza vuslatımız peki ya her ölümlü için belirlenmiş midir gidilecek yollar yoksa yürüdükçe mi görünür kılınırlar bir kayanın ab-ı hayattan aşınan suretinde mi bulacağım bir adamın güneşi kucaklayan bakışlarında mı yoksa dokunmaya dahi çekindiğim duygularımın uykusunda mı saklı bir değer mi yaratacağım, bir değere misafir mi olacağım kendimi bilmeden başka şeyleri bilmeyi arzulayacak kadar toy muyum yaşamanın sırasını mı bulamıyorum yoksa sıra mı beklemiyor beni niceleri bi-tekellüf alıp veririken nefeslerini ben sonuna değin şuur etmelere yetişemiyorum
Şiir
NUTK-İ ŞERÎF ve ÎZAHI
Tedbîrini terk eyle takdîr Hudâ’nındır Sen yoksun o benlikler hep vehm ü gümânındır Birden bire bul aşkı bu tuhfe bulanındır Devrân olalı devrân erbâb‐ı safânındır Âşıkda keder neyler gam halk‐ı cihânındır Koyma kadehi elden söz pîr‐i mugânındır Hakk'a âşık olanlar, Hakk'ın takdîrine râzıdırlar çünkü başlarına ne gelirse gelsin hepsini Hakk'dan bilirler. Onlar, sebeblere aslâ bel bağlamazlar, müsebbibü'l-esbâba güvenirler. Tam bir teslîmiyyetle Hakk'a bağlı oldukları için kendilerinde bir varlık da görmezler. Tevhîd-i ef'âl sırrına eren ve aşk-ı ilâhî ile safâ bulanlar için gam ve keder yokdur. "Bu niye böyle oldu, şu niye şöyle oldu" diye gam ve keder çekmek ve takdîre itiraz etmek, lâ fâile illallah sırrına vâkıf olamayan avâmın işidir. Meyhâneyi seyretdim uşşâka metâf olmuş Teklîf ü tekellüfden sükkânı muâf olmuş Bir neş’e gelip meclis bî-havf u hilâf olmuş Gam sohbeti yâd olmaz meşrebleri sâf olmuş Âşıkda keder neyler gam halk‐ı cihânındır Koyma kadehi elden söz pîr‐i mugânındır Allah'a ulaşmak isteyen tâlibler, aşk-ı ilâhî şarâbının sâkîsi olan ehlullahın yani kâmil mürşidlerin etrâfında pervâne olurlar. Ehlullahın meclislerinde bulunanlarda öyle bir manevi neş'e olur ki dil ile tarif edilemez. O meclislerde gam, kasâvet, tekellüf ve zahmet bulunmaz. İbâdetler ve zikirler aşk ile, hizmetler şevk ile yapılır. Ey dil sen o dildâre lâyık mı değilsin ya Da'vâ-yı muhabbetde sâdık mı değilsin ya Özrü nedir Azrâ’nın Vâmık mı değilsin ya Bu gâm ne gezer sende âşık mı değilsin ya Âşıkda keder neyler gam halk‐ı cihânındır Koyma kadehi elden söz pîr‐i mugânındır Ehlullahın meclislerinde bulunmakdan sohbetlerini dinlemekden lezzet almayanlar, aşk-ı ilâhînin tadını tadmayanlardır. Aşkdan nasîbi olmayan âşıkların hâlinden anlayamaz. Mahzûn idi bir gün dil meyhâne‐i
Tasavvuf
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Haddinden fazla tekellüf ve özenti, kişinin iç aleminin viran, kalbinin gafletle dolu oluşuna delalet eder. İmam Gazali
Hazreti Ali buyurdu ki :
Arkadaşın en kötüsü, tekellüf eden, kendisinin idare edilmesine seni mecbûr kılan, seni özür dileyici işlere iten kimsedir.
Haddinden fazla tekellüf ve özenti, kişinin iç aleminin viran, kalbinin gafletle dolu oluşuna delalet eder.
#bugünkükelimemiz #tekellüf