Hz. Peygamber dînî mertebelerin başına İslâm'ı koydu. Çünkü insan dünya hazlarının tesellîsinden uzaklaşmadıkça, dînî görevleri hakkıyla edâ edemez. Birbirine zıt olan iki şey bir kalbde berâber ve dost olamazlar. Gönül, dünya zevklerine esir olduğu nisbette İslâm şerefi ve yüceliğinden aşağılara düşer. İslamdaki tesellî yeri harâb olur, dünyevî hazlarla ilgili tesellî yeri mâmûr olur. İki zıt şey bir araya gelmez.