Eğer gerçek bir edebiyattan, sanattan ve güzellikten söz edilecekse, bunun kaynağını İslamda aramalıyız. Çünkü, evrensel sanatın da, güzelliğin de kaynağı İslamdır.
Ölçüsü dünya olan kişinin hayırdan anladığı, kendisi için güzel olandır.
Bu kişiler kendisi için güzel bir netice yoksa olan şeylerde gizlenen hayrı göremezler.
Ölçüsü öteler olan kişinin güzelden anladığı, kendisi için hayırlı olandır.
Bu kişilerde olanda hayır olduğuna inandıkları için olan şeylerde çirkin göremezler.
Fidanın kalitelisini bulup, toprağın mümbit olanını aramak dururken kazma küreğin sapıyla meşgul olmak niye?
Söyleyecek sözün yokken tomarlarla kağıt desteleyip, bin bir çeşit kalem biriktirmek niçin?
Avuçlarını pınarın altına tutup kana kana su içmek dururken, susuzluktan dudakların çatlayasıya kan ter içinde kalarak sürahinin nakışı, bardağın deseni ile uğraşmak neden?
Arif bir zat, okuduğu şiirlerdeki kelime hatalarından hareketle kendisini ikaz eden akıllı talebesine der ki:
" Surete takılıp kaldığın müddetçe mananın kokusunu alamazsın" Kelime suret esas olan mana.
Kelime zarf mazruf olan mana.