8/10
·184 syf.··
2021 6. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 05 Aralık 2021 00:00
genki kawamura'nın yazmış olduğu 2021 yılında Türkçe'ye çevrilmiş olan kitabıdır. bizde canım kitap - edebiyat kulübü ile okumaya karar vermiştik. bazı temin problemlerinden toplu okuyamadık ancak, ben kitabı alabilen şanslı kesimden olunca, okudum. azıcık spoiler içerebilir dikkatli olmanızı tavsiye ederim. öncelikle kitabın konusundan bahsedecek olur isek, bir posta memurunun birden bire ölümcül bir hastalığa yakalandığını ve artık çok ileri olduğu için kısa bir sürede vefat edeceğini öğrenmesi ile başlıyor. hazır ölen biri var diyerek, şeytan çıkıp geliyor ve bir teklifte bulunuyor. teklif basit, dünyadan bir şey kaybolacak, karşılığında bir gün daha yaşayacaksın. başlangıçta mantıklı, bir sürü obje nesne var etrafta, sonsuza kadar bile sürebilir bu diye düşünüp karakterimiz, kabul ediyor. ve böylelikle oyun başlıyor. kitap, dini inançlarda olan dünyanın 7 günde yaratılması inancına atıfta bulunarak, kitabı 7 bölüme ayırıyor. aynı zamanda her bir gün bir nesnenin kayboluş günü. pazartesiden pazara uzanan bu yolculukta, duygusal olarak ana karakterimizi gözlemliyoruz. onun içsel yolculuğuna şahit olup, en önemli sorunların bile bir adım ile çözülebilir olduğunu anlıyoruz. kitap çok sade ve yalın bir dille kaleme alınmış. bu nedenle de okuması çok kolay. çevirmenin de bunda payı büyük tabi, bu nedenle dex yayın evini ve çevirmen deniz Topaktaş'ı tebrik etmeden geçemeyeceğim. tüm ekibin sayesinde, uzun zamandır eline aldığı kitabı bir türlü bitiremeyen ben, zevkle bir kitabı bitirebildim. kimlere tavsiye ederim kitabı diye soracak olursanız, hafif duygusal ama eğlenceli kitaplar tam benim zevk aldığım kitaplar diyorsanız, hiç çekinmeden başlayabilirsiniz. şimdiden iyi okumalar.
Bir Gün Kediler Dünyadan Yok OlsaydıGenki Kawamura · Dex Yayınevi · 20212,296 okunma
Puan vermedi·304 syf.··
2018 102. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 22 Ekim 2018 00:00
Bu gün @aydinhiz1 imzalı #hayaldenizi kitabımla geldim. Doğrusu ne yazacağımı bilmiyorum, çünkü sayfalar arasında kayboldum. Sadece kitabın değil ha! kalem elimde okuduğum için, çıkardığım alıntılar ve aldığım notlar arasında da kayboldum. Hangisini çıkarsam eksik anlatacak gibiyim sanki. Benim için müthiş bir yolculuktu. Bir çok tarih araştırmama vesile olduğu da ayrı bir gerçek. Polisiye tutkumu herkes bilir. Tarih üzerine kurgulanmışsa tadı başkadır, Ahmet Ümit bunu sık sık yaşatır kitaplarında. Hepsi tasavvufun içine yedirilince bambaşka bir lezzet olmuş. Üniversitede akedemisyen olan, eşini yeni kaybetmiş, oğluyla hayata tutunmaya çalışan bir babanın, tarihi eser niteliğinde bir haritayı incelemek için üst makamlardan teklif almasıyla başlıyor herşey. İşin içinde terör olunca harita altın tepside sunulmuyor tabi. O haritanın tarihi (541) ve sahibinin imzası bizi İbn Arabi'nin hikayesine götürüyor... Onun hikayesinde ki büyük değişim ise, katıldığı bir eğlencede içindeki sese kulak vererek elinde ki kadehi fırlatmasıyla eğlenceden ve dahi şehirden ayrılmasıyla, sonrasında gördüğü rüyayla başlıyor... İçine düştüğü arayışta onunla birlikte Mekke'yi, Kudüs'ü, Anadolu'yu gezdik karış karış. Bir sürü yolcu tanıdık, bir sürü zadla tanıştık, ölümlere şahit olduk... Onca zaman ve olaydan sonra elimize verilen haritada gözlerimiz bile birlikte doldu... En başta dediğim gibi, ruhumu dinlendiren, rüyalardan nefessiz uyandıran müthiş bir yolculuk oldu. Hangisini seçeceğimi bilmiyorum ama not aldıklarımdan sığdırabildiğim kadar alıntı bırakıyorum şuracığa. "Neden kaçıyorsa insan, onun sağanağına tutuluyor." "Nereye dönersen Allah'ın yüzü oradadır." "Kendine olan nefret ne büyük acı! Allah'ın merhameti geniş de, insan kendini o merhamet denizine taşıyamıyor çoğu zaman."
Hayal DeniziAydın Hız · Timaş Yayınları · 2018135 okunma
Reklam
8/10
·224 syf.··
2025 25. kitabı
ispanyol yazar laura esquivel'in kaleminden çıkan okuması oldukça güzel bir kitap. uzun zamandır başladığım kitapları bitiremem, yada çok zor bitirme hastalığına yakalanan biri olarak, kitap kulübünün ayın kitabı seçmesi sayesinde bu kitaba başladım. 1 günde bitti kitap. şaşkınım. neyse kitaba ve konusuna gelelim. önce sadece yemek tarifi okuyacak gibi gelse de kitap, hayatı mutfakta geçen bir kızın annesi.işe, kardeşleri ile, mevcut siyasi durumlar ve en çokta kendi benliği ile çabalayıp durmasını okuyoruz. annesi oldukça despot bir lider olan tita, ailenin en küçük kızı. aile geleneğine göre, hiç evlenemeyecek ve annesine bakacak ömrü boyunca. ne yazık ki, evdeki gelenek çarşının kurallarına pek uymuyor. ee tita da biraz asi bir kız. öyle kalıplara uymaya pek hevesli değil. ( yanlış olmasın, ergenlikten falan değil anladığım doğumundan beri asi çocuk. ) erken doğan tita, mutfakta nacha tarafından büyütülüyor. (hemen parantez, kitapta en sevdiğim karakter. naif, bilge, öğretici. yok yok kadında.) asi kızımız tabii ki bir beyefendiye aşık oluyor ve evlenmek istiyor. herşey biraz da burdan sonra başlıyor zaten, titayı istemeye gelen aileye annesi büyük ablasını teklif ediyor. onlarda tamam diyor! (ne saçma iş, okurken gidip dövesim geldi pedro yu net.) sonrası biraz sarkastik bir hal alıyor bence, değer yargıları, hak adalet, yaşam, kim neyi neden yaşıyordu, hayat bu muydu falan diye düşünmeden edemedim. tita birçok haksızlığa uğrasa da, aşk gerçekten bu kadar güçlü bir duygu muydu? bunu hep sorguladım. sanırım bi noktadan sonra asla hak veremedim tita'ya. ama olsun, en azından o seçimi ile mutlu oldu. aşk romanı olduğuna kanaat getirdim bitirdikten sonra, herkese uymayabilir ama en azından bir şans verilebilirbelki.
Acı ÇikolataLaura Esquivel · Can Yayınları · 20194,282 okunma
Puan vermedi·250 syf.··
2026 69. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 21:34
Merhabalar değerli kitapseverler, bugün sizlere Deniz Antalya'nın kaleminden çıkan Hüma adlı kitabı tanıtmak istiyorum. Hüma; öğretmenleri ve arkadaşları tarafından derslerinde başarılı olduğu düşünülen bir kız. Hüma, lise mezuniyetine gideceği sırada ortaokula başladığından beri sevdiği Ahmet tarafından davet bekliyor ama Hüma, Ahmet'ten beklediği teklif gelmeyince küstah Serdar'ın kavalyelik teklifini kabul ediyor. Serdar ve Hüma mezuniyet balosundayken bir ara Hüma, davetin yapıldığı salonun balkonuna doğru ilerlerken Ahmet ile karşılaşıyor ve aralarında sevgi dolu bir sohbet meydana geliyor. Bu sevgi dolu sohbet bir anda Serdar ortaya çıkınca kesiliyor ve Ahmet ortamdan uzaklaşıyor. Eğitimini tamamlamak isteyip hayalleri olan Hüma, babasının 500 bin TL borcu olduğunu öğreniyor ve Serdar'ın "Bu borcu ben kapatırım ama benimle evlen," teklifi ile karşı karşıya kalınca ailesini kurtarmak için Hüma, Serdar'ın teklifini kabul ediyor. Sonra neler mi oldu? Sonrası kitapta. Serdar ve Hüma evlilikleri sırasında neler yaşayacaklar? Hüma, Ahmet ile tekrar görüşebilecek mi? Hüma'yı hayatında nasıl bir son bekliyor? Bu soruların cevapları ise kitabın içerisinde saklı. Her bir sayfasını soluksuzca okuduğum etkileyici bir kitaptı. Yazarımızın kalemine sağlık, okuyucusu bol olsun.
HümaDeniz Antalya · Mandal Kitap · 202320 okunma
Muazzâm bir detaylı anlatım…
Puan vermedi·64 syf.··
2026 73. kitabı
Esselamu aleykum ve rahmetullahu ve berâketuh… Bu elimde bulunan eserin ilk incelemesini yazdığım için biraz hüzünlü (daha evvel okunmadığı için yada inceleme yazılmadığı için ) Birazda eseri yazanın , tercüme edenin Ecrin’e ortak olabilme ihtimalimden dolayı sevinçli , Ve birazda insanlara ulaşabileceğine dair ümitliyim. Tüm TAĞUTLARI LÂ diyerek red eden ve İLALLAH diyerek imân eden, müminlere karşı yumuşak, müşrik ve kafirlere karşı sert olan kardeşlerimin, kelime i Tevhid (fıtrat kelimesi) İle ilgili eserleri incelerken elimde bulunan ve içi delilleri ile tevhidin doğru anlaşılabilmesi, anlatılabilmesi için, hatta nasıl yaşanması gerektiğine dair ender rehberlerden biri olduğuna inandığım için şiddetle tavsiye ediyorum… Peygamber (sallallâhu aleyhi ve sellem) ve sahabesi bu kelime, bu kelimenin korunması ve kalplerde iyice yerleşmesi için en değerli şeyleri feda etmişlerdir. Fani ve dünyevi ganimetlerden hiçbir şeyi bu kelimeye tercih etmemişlerdir. Kureyş Peygamber'e tevhid davetini bırakmasına karşılık efendilik, krallık, mal ve istediği dünya nimetlerini teklif etti ama Peygamber (sallallâhu aleyhi ve sellem) onların bu isteklerini reddetti. Allahım, bilerek sana şirk koşmaktan sana sığınırız, bilmeden şirk koşmaktan da sana sığınırız. Allahım, bizi müslüman olarak yaşat, müslüman olarak vefat ettir ve bizi salihlere ilhak eyle. Allahım, dünyadaki son sözümü "Lâ ilâhe illallâh" eyle. Allahumme amin
Varlık Âlemindeki En Büyük Kelime: Lâ İlâhe İllallâhAbdullah Muhaysini · Hidayet Yayınları · 20231 okunma
8/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2026 109. kitabı
Herkese Merhaba Bugün sizlere Recep Çiftçi kaleminden Meğersem Güneş Hep Balçıkla Sıvanırmış kitabının yorumu ile geldim Haziran ayının sıradaki kitabı 2026 yılı basımlı 142 sayfalık bir kitap •Yazar Kur’an’ın tıpkı Tevrat’ta, İncil’de ve kadim bilgeliklerde olduğu gibi aynı evrensel kaynaktan beslendiğini söylüyor. Çok güçlü bir cümlesi var, diyor ki: "Yansıyan ışık farklı olabilir, ama güneş tektir." İşte tam bu evrensel eşikte, inancın ve tefekkürün sadece dilde kalan bir taklitten ibaret olmaması gerektiği tokat gibi çarpıyor yüzümüze. •Herkes bir şekilde dua eder, evet. Ama arif olan, duanın kelimelerinde kaybolmaz, onun üzerine düşünür. Sıradan bir okuma günlük hayatta o ışığı sadece kullanmak isterken, arif olan o ışığın kendisi olmaya çabalar. Pasif bir bekleyişten, aktif bir dönüşüme geçmenin hikayesidir bu. •Eğer içinizde bastırdığınız bir öfke, içinizde birikmiş bir üzüntü ya da korku varsa, dış dünyada tam da o duygulara sahip insanları ve olayları bir mıknatıs gibi hayatınıza çekiyorsunuz. Yani gün içinde trafikte, işte, şurada burada bizi çileden çıkaran, şikayet ettiğimiz ne varsa, aslında kendi iç dünyamızın bize tuttuğu birer ayna. Ben neden hep aynı şeyleri yaşıyorum? sorusunun cevabı meğer bizim içimizde saklıymış. •Yazar pratik ve uygulaması çok kolay bir yol haritası da veriyor. Sırasıyla Felak, Nas ve İhlas surelerini sadece ezbere okuyup geçmemeyi; her birini içimize dökerek, hayatımızda somut olarak hangi halimize, hangi korkumuza denk geldiğini hissederek okumamızı teklif ediyor. Ve o kadar samimi bir söz veriyor ki: "Bunu hayatınıza katın, göreceksiniz ki birkaç hafta içinde sabah kahvaltınızı yaparken ya da akşam yolda, metroda giderken bile zihniniz sakinleşmeye, değişmeye başlayacak." Huzurlu bir iç dünyaya yürümek aslında bu kadar gündelik pratiklerde saklı
Meğersem Güneş Hep Balçıkla SıvanırmışRecep Çiftçi · Ceres Yayınları · 20267 okunma
Reklam
Reklam