Eğitmeli eğilmeyi
Yoksa düşer seviştiğin her şey
Severken yumduysan gözlerini
Öperken iklimleri düşündüysen mesela
Sana bir teklif olarak sunulduysa masumiyet
Uyurum sanıp uyandıysan uykunun en mahrem yerinde
Fuzuliyse artık ismin, cismin hacmini kaptırdıysa ite çakala
Eğitmeli eğilmeyi
Yoksa düşer öğrendiğin iktidar
Vaktim olsa yeniden başlardım yağmura diyorsan
Vaktim olsa yeniden yazardım tanrıyı diyorsan
Vaktim olsa yeniden tasarlardım aklı diyorsan
İçindeki elmas kaç kıratsa da hâlâ bildiğin taş o taş
Eğitmeli eğilmeyi
Yoksa birileri durup dururken haklı çıkacak
Tepelerde yaşayan insanlar yıldızlara çok yakın uyudukları için biz toprağa çok yakın uyuyan insanları unutuyorlar. Tepelerde yaşadıklarına sevinmek istedikleri zamanlar dışında hiç aşağı bakmıyorlar. Geçen haftanın çöpleri ya da sıçan korkusuyla işleri yok. Gece olur. Onları rüzgârdan başka hiçbir şey uyandırmaz.
Bir gün kendime ait bir evim olacak ama kim olduğumu ve nereden geldiğimi unutmayacağım. Yoldan geçen evsizler, İçeri girebilir miyiz? diye soracaklar. Onları tavan arasına buyur edecek, kalmalarını teklif edeceğim çünkü evsiz olmanın nasıl bir şey olduğunu biliyorum.
Bazı günler, akşam yemeğinden sonra misafirlerle ateşin karşısında oturacağız. Üst katta döşemeler gıcırdayacak. Tavan arası homurtusu.
Sıçanlar mı? diye soracak misafirler.
Evsizler, diyeceğim ve mutlu olacağım.