Her Zaman Yedek Bir Planın Olsun / 1 Haziran
"Gerçekten de kimse zihnindeki planlara engel olamaz. Çünkü onlara ne ateş ne metal ne zorbalık ne de iftiralar dokunabilir." — Marcus Aurelius, Kendime Düşünceler, 8.41 ​Engeller hayatın bir parçasıdır. İstemediğimiz şeyler olabilir, önümüze engeller çıkabilir ya da işler yolunda gitmeyebilir. Ama Stoacı bir aklın düzgün çalışmasına hiçbir şey mani olamaz. Çünkü her ne olursa olsun onun sahip olduğu bir "yedek planı" vardır. ​Nedir peki bu? Bu bizim yardımımıza koşacak bir sistemdir. Bir dostumuz bize ihanet mi etti? Yardım planımız bunun nedenini ve bu hatasından ötürü karşımızdaki kişiyi nasıl affedebileceğimizi bulmaktır. Haksızlığa mı uğradık? Planımız, başımıza gelen olayın bizi yaralamasına izin vermemek ve bize haksızlık eden kişiye de yardımcı olmaya çalışmaktır. Tüm çalışmamız teknik bir aksaklık yüzünden silindi mi? Yardım planımız her şeye yeniden başlamak ve bu sefer daha iyi bir iş çıkarmaktır. Gelişimimiz engellenebilir ya da bölünebilir. Ama düşüncelerimiz her zaman değiştirilebilir. Çünkü zihin, yolu değiştirebilme gücüne sahiptir. ​Bir yandan da dünyanın olağan akışını unutmamalıyız. Murphy Kanunu'na göre "yanlış gidebilecek bir şey, yanlış gider." Bu yüzden de bu yedek planını elinin altında tut. Çünkü hepimiz onu kullanmak zorunda kalacağımızı biliyoruz. Kimse bunu yapmamıza engel olamaz.
VAZİFE ve MÜKELLEFİYET...
(...) İbda Diyalektiği’nin akademik seviyede uygulanışını göstermek, “teorik” olduğu kadar “pratik” de bir görevdir. Bir taraftan esasa götüren yol -usûl- üzerine mütalâada bulunurken, bir taraftan mühendislik -teknik- vazifesini görmek, bir taraftan da mühendis yetiştirici -ilim- bir misyona talib olmak şeklinde iç içe geçmiş birtakım özellikleri bir arada kuşanmayı gerektiren bir iştir. Demek ki Akademya, İbda Diyalektiği’nin toplumun genel fikir çerçevesine yerleştirilmesi dâvasında, sözünü ettiğimiz tarzda özelliklerin peşinen mükellefiyeti altındadır.
Selim Gürselgil, Bir Usûl Denemesi: Akademya’nın Misyonu (I. Dönem, Ocak 1996, )
Akademya Yazıları
Lûgatçe...
(...) Mânâların daha anlaşılır olması için, İBDA Mimarı’nın kaleminden derleyerek küçük bir lûgatçe çıkaralım… Teori: Bir mevzuda bir araya getirilmiş düzenli bilgilerin bütünü… İlim: Kanunlarını mücerret tefekkürden alıp onları bir takım görünür nisbetler içinde kalıplaştırma… Tefekküre nisbetle “teknik”… Teknik: Uygulanmış ilim… Varlığı kavramak için, yapma varlık… Teorik bilginin uygulanışı… Ve usul: Bir ilim veya tekniğin asıl mevzuundan önce öğrenilmesi gereken başlangıç bilgileri, “esas”a götüren yol olarak “metod” karşılığı…(*)
Selim Gürselgil, Bir Usûl Denemesi: Akademya’nın Misyonu (I. Dönem, Ocak 1996, )
Akademya Yazıları
AKADEMYA'NIN MİSYONU...
İbda Diyalektiği’nin akademik seviyede uygulanışını göstermek, İbdacı gençliğin en mühim görevlerinden olarak istidâdlılarını bekliyor. Diyalektiğin çeşitli ilim ve sanat dalları üzerinde pıhtılaşması mânâsına gelecek bu uygulama, aynı zamanda “toplumun genel fikir çerçevesine Büyük Doğu-İbda’yı yerleştirme” azîz misyonuna denk geliyor. Zîra akademik seviye, günlük hayatta olduğu tarzda bizzat “pratik” ifadesi içinde olmasa bile, “teknik” vasfıyla vasıflandırılmayı gerektirdiğinden, fikrin pratiğe geçirilmesinde bir merhale, dolayısiyle “pratik”tir. Mücerred fikir, akademik seviyede “pratik” hâline gelmeden günlük hayattan beklediği karşılığı göremez ve “toplumun genel fikir çerçevesine” sindirilemez. Yâni akademik seviye, burada, âlimin buluşuyla mühendisin bu buluşu işçisine uygulatışı arasında “aracı” görevi görür ve tabiatiyle, “teori” ile “pratik” arasında “teknik” vasfını taşır.
Selim Gürselgil, Bir Usûl Denemesi: Akademya’nın Misyonu (I. Dönem, Ocak 1996, )
Akademya Yazıları
Türkiye'nin İlk Özgün İlaç Adayının Faz 1 Başarısı
Ülkemizin ilk özgün ilaç adayı RS-0139'un faz I klinik araştırması başarıyla tamamlandı. Nanoteknoloji tabanlı ilaç, kanserle mücadelede klasik tedavilere kıyasla daha güvenli ve etkili çözümler sunmayı hedefliyor. Boğaziçi Üniversitesi Kimya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Rana Sanyal ve Dr. Sena Nomak tarafından kurulan biyoteknoloji girişimi RS Research'ün geliştirdiği RS-0139, Türkiye'nin klinik araştırmalar kapsamında hastalara uygulanan ilk ilaç adayı olma özelliği taşıyor. Keşfinden klinik araştırmalarına kadar tüm geliştirme süreçleri ülkemizde gerçekleştirilen ilaç adayı, doğrudan kanser hücrelerini hedef alıyor. Bu sayede ilacın yan etkileri azalırken tedavinin etkisi artıyor. *Prof. DR. Rana Sanyal 2024 yılında Avrupa kadın yenilikçiler ödülünun kadin yenilikciler kategorisinde birini olmustu.*
Sayfa 13·Kitabı okuyor
Bilim
MÜZİK: TEFEKKÜRÜN BİR ŞUBESİ...
(...) __İslâm medeniyetinden önce, müzikte cihanşümûl buluşlar Yunan medeniyeti tarafından getirilmiştir. Filozof Pisagor’un mektebi, müziği tefekkürün bir şubesi olarak sistematize etmiştir.
Selim Gürselgil, TÜRK MÜZİĞİNE GİRİŞ, -Türk Müziğinin Kökleri-, (I. Dönem, Ocak 1996, Feyyaz Aksakal imzasıyla)
Akademya Yazıları