Hayvan zekiydi, buna şüphe yoktu. Fakat bu ani değişikliği havsalası almıyordu. Limpley otobüse binerken tesadüfen ben de penceredeydim ve o gözden kaybolur kaybolmaz Ponto’nun ağır adımlarla ve diyebilirim ki düşünceli bir ifadeyle evden sürünürcesine çıkıp uzaklaşan aracın arkasından baktığını görmüştüm. Yarım saat boyunca hiç kımıldamadan öyle durdu; belli ki sahibinin geri gelerek unuttuğu veda selamını telafi edeceğini umuyordu. Neden sonra yavaşça dönüp gitti. Bütün gün hiç oyun oynamadı ve kudurmadı, aynı düşünceli ifadeyle ağır ağır evin etrafında dönüp durdu; belki de hayvan beyninde ne şekilde ve ne ölçüde düşünce zincirleri oluşabildiğini hangimiz bilebiliriz?
”Yine de acımız çok büyük ve kaybımız telafi edilemez,’dedi Frodo.’Gandalf bizim rehberimizdi, bizi Moria’dan geçirdi ve kaçmamız için ümit kalmamış gibi görünürken bizi kurtardı, kendi düştü.”
Eşyadan yana zengin ama zamandan yana yoksul yeni birey, yaşama zamanının yokluğunda çalışmanın ziyan ettiği hayatını parayla telafi edeceğini zannediyor.
Para, parayla ilgili dertleri çözer; günümüzün sorunu insanların parayla ilgisi olmayan dertleri, parayla çözmek istemesinde... Parayla içten bir gülümsemeyi, sevgi veya özsaygıyı satın alamazsınız.
Affetmekle yüzümüzü geleceğe döner, geçmişin zindanından kendimizi azat ederiz. Affetmek yanlışı geçmişe yerleştirir ve geleceği onun etkisinden kurtarır. Genişler gelecek. Affetmek unutmak değil, sadece mütecavize duyulan öfke ve hıncın içimizden geçip gitmesine izin vermektir. Gerçek bir affediş göklerden gelen bir bağıştır, ilahi alanın beşeri alana bir temasıdır, mucizevi ve ilham vericidir. Unutamadığımızı affederek yeni bir biçimde hatırlarız, geçmişin zindanından geleceğin umuduna çıkarız. Affetmek, takatimiz yettiği halde misilleme yapmamaktır.
Ama her şey affedilemez. Onarılamaz, telafi edilemez, anlaşılamaz kötülükler vardır. Affetmek kitle kıyımlarında, çocukları yakan bombalarda, ölüm kamplarında can vermiştir. İnsanlığa karşı işlenen bir suçu affetmek, yine insanlığa karşı başka bir suç işlemektir.