Ağladım sonrs durdum düşündüm. Ne bu kaygı kaygı kaygı. Kaptanı Allah olan bir gemide karadan uzaklaştim gece bastirdj diye telaş etmek çok saçma. Bu kadar kaygilanip telaş edersem kaptanın zoruna gider. Sen bana güvenmiyor musun ilmime bilgime saygı duymuyor musun ne başımda ağlayıp kaygilanip duruyorsun. Sanane nereye gideriz karadan uzaklaşmişiz o senin bileceğin iş değil ki. Sen otur bekle rahat et. Senin tek yapacağın şey bu. Der kaptan
Ben şöyle bir hikaye duydum Anna kareninay' la ilgili
Tolstoy Bu kitabı yazarken hizmetçisine Benim odama girme demiş yani kapıda yemeğe bırak ve git demiş. Çok acil bir şey olursa kapıyı çalarsın demiş. Hizmetçi de korkuyor tabii tolstoy'dan hiç çalmamış kapısını. İşte sabah verdiği yemeği yememiş. Öğlen de yememiş. Bir şey olduğunu düşünerek kapıyı çalmış. Ama kadın kapıyı açmaya cesaret edememiş sakın buraya girme dedi için. Kadın gidip akrabalarını haber vermiş Ben endişeleniyorum galiba bir şey oldu siz bakabilir misiniz diye sonra akrabaları tabi bir telaş koşuyorlar eve kapıyı açıp içeri giriyorlar Tolstoy yerde cenin pozisyonunda yatıyor baygın halde saatlerce içmemiş yememiş ve ağlıyor Ne oldu diyorlar Tolstoy'a Tolstoy uyanıyor ve şöyle söylüyor ;
"Anna karenina öldü".
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bu..
Nasıl bir yalnızlık..
Bunca kalabalıkta..
Her yer alım satım..
İçi boş bir telaş..
Gösteriş..
İnsanlarda..
Düşüncelerden..
Fikirlerden..
Ahlaktan bile..
Daha değerli olan..
Tek şey para..
Hırsızlar kahraman..
Alkışlanıyor..
Dürüstler toplumda..
Taşlanıyor..
Dışını ne ile..
Boyarsan boya..
Astarlar gitmiş..
Boya tutmuyor..
Eskiden..
Düşen ekmeği bile..
Öpüp başımıza koyardık..
Şimdi ise düşen insanı..
Tekmeliyorlar..
Her geçen gün egolar..
Genişledikçe..
İnsan yanımız..
Biraz daha küçülüyor..
Nezaketen verilen..
Bir şiirin içinden geçmişim,
bir şehirden geçenler anlayamaz halimi.
Sevdiğim anlamaz beni
bir gülüş sever o, bir eda.
Ben ruhumu veririm
o terk eder beni yavaş yavaş.
Kusura bakar herkes,
huzura bakan bulamadım.
Melankolik hallerim de yok
halbuki aklım başımda.
Kirazlar çiçekte değil artık yemişte.
Yaz gelmiş diye bir telaş var herkeste.
Yaz insanın içinde.
Kış bitmek bilmedi bu sene
beyaz örtü örtüyorlar üstüme üstüme.
Dünyada sevgiye doymayanlar
hasret çeker ölüme.
Sahtelik, en cüretkar kahpelik!
Alın işte ben de kusura bakıyorum.
Ve o iğrenç menfaat masasından kalkıyorum.
Ayşe Mızrak