Puan vermedi·595 syf.··
2026 23. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2026 14:33
Kitabın adı:Marie Antoinette Yazarın adı: Stefan Zweig Sayfa sayısı:595 Bu muhteşem kitapla tanışmama vesile olan telegram 2026 Dünya edebiyatı kurucusu canım Meltem Parlak Aydın' a teşekkür ederim. Merak ettiğim bir tarihi kişilikti Marie Antoinette. Yazarımız o kadar güzel yazmış ki anlatamam. Marie antoinette 1755 yılında Avusturya hanedanlığında doğar yani bir prensestir.16 Mayıs 1770 yılında yılında Fransa veliahtı XVI. Louis ile evlendirilir. Ama küçücük kız evlilikten ne anlar. Keza veliaht da aynı şekilde. Ben kitabın hiçbir yerinde okumadım hani Marie Antoinette'nin söylediği söylenen sözü "ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler". Tamam lükse oldukça düşkün o da neden oluyor vatanından ayrılmış yabancı bir ülkeye gelmiş etrafı yabancılarla dolu anlaşamıyor kocası kocalık görevlerini yapmıyor peki siz olsanız ne yaparsınız? Ben bir an düşündüm o çağda ve Marie Antoinette'nin şartlarında yaşasaydım ne yapardım. Şöyle bir düşünceye daldım onun gibi eğlenceye lükse düşmezdim galiba okurdum ve yoksullara yardım ederdim benim düşüncem bu. Kitabın sonu beni üzdü ama o dik başlı duruşu gururlandırdı. Kitapla kalın...
Marie AntoinetteStefan Zweig · Can Yayınları · 20171,207 okunma
Puan vermedi·128 syf.··
Beğendi
·
2026 31. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 11 Mart 2026 20:24
Selamlarr Bayağıdır incelemelerimden sizi mahrum ettiğimi fark ettim ve karşınızdayım. Eğer içinizi ısıtacak, dışı çocukça içi büyükçe bir kitap arıyorsanız seçenekleriniz arasında olması gerektiğini düşünüyorum. Hem kısa olması hem de resimli olması sebebiyle yarım saat içerisinde bile bitirebilirsiniz. Buradan Küçük Prens'e de selam çakmazsak ayıp olur. Bir parantez açayım, kitabı okumadan önce alıntılarına bakmamaya çalışın. Zaten çok yazı yok, olanlar da alıntılanası :) Çocuk karakterimizin evini kaybetmesini, evini ararken sırayla köstebek, tilki ve atla karşılaşmasını ve onlarla konuştuklarını içeriyor kitabımız. Evini arıyor evet ama ev dediğimiz her zaman bir yer midir ki?.. Bence her hayvan farklı karakterlerde insanlar hatta farklı benliklerimiz olarak tasvir edilmiş. Ve şu an bir düşündüm de bunların sırasında bir anlam var mıdır ki? Önce pastanın sana yeteceğini düşünüyorsun, sonra yetmeyeceğini anlayınca susuyorsun, içine kapanıyorsun belki ve sonra da ne pasta bulması, uçabileceğini fark ediyorsun.. Tanıdık gibi değil mi?.. Velhasıl çerezlik olsun, okurken de yormasın dediğiniz bir kitap ararsanız aklınızda bulunsun. Hem resimli olması sebebiyle beni biraz da çocukluğuma götürdü, belki sizi de geçmişe götürür. En sevdiğim kısmı şu sanırım: #299007660 Kitabın pdfine ulaşmak isterseniz telegram linkini bırakıyorum: t.me/kitap_kpss_pdf_... Ayrıca kitabın çok tatlı bir animasyonu da çekilmiş. Müsait bir zamanda izlemenizi tavsiye ederim. Buradan izleyebilirsiniz: share.google/n6DaM2KQUb69DmUVf Bir Küçük Prens olmasa da güzeldi diyorum ve incelemeyi bitiriyorum. Hep klasik mi okuyalım yani, arada böyle kaçamaklar lazım ;) Köstebek gibi, tilki gibi, at gibi dostlarınız olması ve en başta kendinize dost
Çocuk, Köstebek, Tilki ve AtCharlie Mackesy · Mundi Yayınevi · 20215,6bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
kitap arama
Puan vermedi
Bu kitabı E-kitap olarak nereden bulabilirim baya araştırdım E-kitap versiyonunu bulamadım yurtdışında olduğum için kitabı satın alıp getirmek biraz zor E-kitap bulabilir miyim acaba
Güzel KaybettikCaner Yaman · Hayy Kitap · 20173,126 okunma
10/10
·282 syf.··
2026 5. kitabı
Merhabalar Efendim Sizlere çook severek okuduğum bir Hokey Romantizmi konulu kitapla geldim. Trope; Küçük kardeşimin antrenörü Hokey Romantizmi Huysuz & güneş ışığı Yaralı Erkek Karakter Slow Burn & Soft Aşk Beraber İyileşme Bağımsız Seri #1 Konusu; Mitch bir NHL takımında defans ovuncusu olarak oynamaktadır. Ama son maçında ettiği kavga nedeniyle 15 maç cezalandırılır. Koçu ve menajeri de kariyerini kurtarması için ortaokul düzeyinde hokey oynayan çocuklara koçluk yapmasını önerir. Mitch hiç istemese de lekelenen kariyerini kurtarmak için bunu kabul eder. Andie ailesi 9 ay önce ölen ve 12 yaşındaki erkek kardeşinin vasiyetini alarak hem ona yetmeye hem de hemşirelik kariyerini yapmaya devam eden bir kızdır. Kardeşi Noah okuluna ek olarak Buz Hokeyi ile ilgilenmaktedir. Bir gün kardeşinin antrenmanına gider ve oradaki koçun kardeşine bağırdığını gördüğünde hiç düşünmeden buza çıkar ve bu sayede Mitch ile tanışmış olurlar. Ben kitaba BAYILDIM! Tek kelimeyle mükemmeldiii. Mitch çok yaralı bir karakter. Ve bu yaralı hali onu soğuk, sinirli, herkesten uzak duran, sevilmeyen bir karakter haline getiriyor. Ama aslında O sert dış görünüşün altında Mitch, kalbi yumuşak, kırık ve sevgiye ihtiyaç duyan bir adam. Ceza alıp çocukların koçluk görevini üslendiğinde ise orada kendi gibi olan Noah'ı fark ediyor. Onda kendi çocukluğunu görüyor aynı zamanda. Andie de Noah'ın ablası. Ilk başlarda Mitch ile hiç anlaşamıyorlar ama Mithc ondan ilk görüşte etkileniyor ama bunu Andie'e söylemeye utanıyor. Onun gibi güzel bir kızın kendisini istemeyeceğini ve kendinin ona yakışmayacağını düşünüyor. Andie ise tam bir şefkat abidesi. Mitch'nin yaralarını görüyor ve ona her zaman yumuşakça yaklaşıyor. Karakterlerin hepsi yaralı ve bir şekilde birbirlerine iyi geliyorlar. Özellikle Mitch ve
Desire or DefenseLeah Brunner · Leah Brunner Publishing · 20236 okunma
8/10
·414 syf.··
Beğendi
·
2025 159. kitabı
YEŞİLİN KIZI ANNE / RİLLA ~ L.M. MONTGOMERY İçerik; Serinin son kitabı Filme çevrilmiş seri Anne Shirley’in küçük kızı Rilla I.Dünya Savaşı Savaş, ayrılık, ölüm, aile 414 sayfa Selam dostlar…Yılın okuduğum son kitabı #rilla oldu. Rilla, #yesilinkızıanne serisinin 8. ve son kitabı. Bu kitapla kızıl saçlı Anne’e veda etmiş oluyoruz. Anne artık altı çocuk annesi bir kadındır.Kocası Gilbert ve çocuklarıyla İngleside’de yaşarken I.Dünya Savaşı’nın patlak vermesiyle şaşkınlığa uğrar. Altı çocuğunun beşi de üniversitede okurken küçük kızları Rilla okumayı istemez. Evde annesi ve yardımcıları Susan ile kalmaya kararlıdır. Fakat o uçarı, ele avuca sığmaz Rilla, annesi yeni ölen bir savaş bebeğine bakmaya karar verir. Zamanla Rilla’nin abileri askere çağrılır. Kasabada askere giden gençler, geride kalan anneler, yüreği yaralı sevgililer… Savaşın çirkin yüzü tüm dünyayı kana bularken, bu sessiz sakin kasabayı ve İngleside sakinlerini de es geçmeyecektir.Erkeler cephede, kalanlar evlerinde değişime uğrayacaktır. Peki kimler nasıl yaralanacaktır? Seriyi bitirdiğim için mutluyum. Genel olarak çok güzel bir seriydi. Kırsalın o saflığını, ahlakını, edebini, saygının ve sevginin geçer akçe olduğu o dönemleri okumak beni mest etti.Geçmişe özlem diyelim. Çoğu yerlerde telegram ifadesi kullanılmış. Yanlış mı yazılmış dedim, bu bizim telegram mı? Ama telgrafla iletilen mesaja verilen isimmiş. Ayrıca I.Dünya Savaşı anlatılırken bazı yerlerde Osmanlı Devleti diye bahsedilmiş. Sonraki cümlelerde Türkiye denmis. Bu da kendi içinde tutarsızlık.Yazardan mı edit sürecinden mi kaynaklı bilmiyorum. Ama okurken rahatsız etti. Ayrıca Türklere karşı düşmanca cümlelerden hoşlanmadım. Ne kadar kitaplarını sevsem de Dostoyevski’yi de bu yüzden Tolstoy’dan daha az severim zaten Cok sevdiğim bir
Yeşilin Kızı Anne RillaL. M. Montgomery · Koridor Yayıncılık · 20221,124 okunma
10/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2025 149. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 26 Aralık 2025 10:15
Yaşar Kemal Kendini Anlatıyor Kitabın baskısını uzun zaman bulamamıştım. Telegram gruplarından pdf'ini buldum. Gerçekten okumaktan büyük keyif aldım. MUBİ'de "Yaşar Kemal Efsanesi" belgeseli var. Film muhtemelen bu kitaptan baya bir faydalanmış. Kitabı okuyanlar mutlaka bu belgeseli de izlesin. Yaşar Kemal'in çocuk diyebileceğim yaşlarda okudum. Sanırım bu ülkenin yetiştirdiği en büyük yazarı tekrardan okumam gerekiyor. Bu ülkenin yetiştirdiği diyorum; çünkü hayat hikayesini okuduğunuzda ne demek istediğim anlaşılır. Kurtuluş Savaşı'nda Van'dan bin bir zorluklarla Adana'ya göç eden bir ailenin çocuğu. Babası ile annesi arasında baya bir yaş farkı var. Çocukluğu etrafındaki insanlardan dinlediği masallar, hikayeler, ağıtlar, türkülerle geçiyor. Göç ederken yolda ölmek üzereyken bulup evlatlık aldıkları çocuk, ileride büyüyünce camide babasını öldürüyor. İnanılmaz bir dram. Yaşar Kemal, ilkokul mezunu. Hayata çok erken yaşta atılıyor. Çocukluğunu yaşayamadı diyenler de olabilir belki, ama ona göre asıl çocukluk belki de böyle yaşanmalıydı. Yaşadığı yoksulluğu okuyunca insan bu hayatta neler başarabiliyormuş hayret ediyor. Arzuhalcilik yaparak geçiniyor, tarlalarda çalışıyor, kütüphanede çalışıyor, balık tutuyor, sokaklarda yatıyor, elinden her iş geliyor. Ama düşüncelerinden ve karakterinden dolayı hayatı hiç de kolay olmuyor. Öldürülmek isteniyor. Adana'dan Ankara'ya gidiyor. Oradan İstanbul'a gidiyor. O dönemde arkadaşım dediği insanlar Abidin Dino, Arif Dino, Orhan Kemal, Oktay Rıfat... Onlarla yaptığı entelektüel sohbetler, birbirlerine destek olmaları. Bunca yoksunluğa ve yoksulluğa rağmen Cumhuriyet gazetesinde işe giriyor. Çok başarılı röportajlara imza atıyor. Meşhur oluyor. Kendi deyişiyle istese çok zengin olur, kalantor gibi yaşayabilirdi. Ama o sosyalizm davasına, insanlık
Edebiyat
Yaşar Kemal Kendini AnlatıyorYaşar Kemal · Toros Yayınları · 1993883 okunma