Öyle bozuk para gibi harcanacak bi'intikam duygusu değil içimdeki. Telkâri ustasının gümüş işlemesi gibi zaman köreltmiyor, zarifleştiriyor.
İnsan ve Duygular
Telkari
Telkari, ince altın veya gümüş tellerin bükülerek, birbirine eklenerek veya bir yüzey üzerine sabitlenerek oluşturulduğu geleneksel bir el sanatıdır. "Tel işleme" anlamına gelen bu teknik, dünya genelinde filigran (filigree) olarak da bilinir.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Vikingleri Alt Eden ve Aydınlanma Çağını Başlatan Muhteşem Bir Eserin Keşfi 1693 yılında Somersetli bir çiftçinin, pulluğunun kadim toprağı yarıp kahramanlık çağının ışıltılı bir eserini ortaya çıkarmasının heyecanını hayal edin—bugünkü hevesli define avcılarını neşe ve heyecanla keşiflerine yönlendiren metal dedektörlerinin neşeli bip seslerinden çok önce. Bu, Kral Büyük Alfred'in kırılmaz azminin parlak bir sembolü olan Alfred Mücevheri'nin büyüleyici hikayesidir; sadece vahşi Viking istilacılarını püskürtmekle kalmayıp, krallığını bilgi ve birlik ışığıyla aydınlatan ve yüzyıllar boyunca hayranlık uyandıran bir hükümdarın öyküsü. Anglo-Sakson Sanatının Bir Zaferi 9. yüzyılın sonlarında, Alfred'in hükümdarlığı döneminde (871-899 MS) dövülmüş olan bu muhteşem eser, mütevazı ama anlamlı boyutlara sahiptir: 6,2 cm uzunluğunda, 3,1 cm genişliğinde ve 1,3 cm kalınlığında; bu boyutlar, eserin derin etkisini ve somutlaştırdığı yenilikçiliğin ilham verici öyküsünü vurgulamaktadır. Merkezinde, muhtemelen bir Roma kalıntısından kurtarılmış, ince işçilikli altın telkari ile çerçevelenmiş, gözyaşı şeklinde şeffaf bir kaya kristali parçası parıldar. Bu ışıldayan kristalin altında, mavi, yeşil ve beyazın canlı yamalarını ayıran ince altın tellerle bezenmiş, iki asa veya değnek tutan gizemli bir figürü tasvir eden bir mine işçiliği başyapıtı yer almaktadır. Bu, Bilgeliği temsil eden İsa mı, yoksa Görüşün özü mü olabilir? Bu neşeli gizemler, dönemin Hristiyan ikonografisi ve zamansız klasik etkilerinin, Bizans ve Karolenj esintileriyle harmanlanmış, sınırsız yaratıcılığın bir kutlaması niteliğindeki uyumlu karışımını vurguluyor. Kristalin kenarına Eski İngilizce bir yazıt yerleştirilmiştir: “AELFRED MEC HEHT GEWYRCAN”, zarif bir şekilde “Alfred benim yapılmamı emretti” anlamına
Cin kolyeyi tek avucunda topladı, diğer eliyle örtüp eritti ve metale şekil vermeye başladı. Bitirdiğinde avucunun içinde minyatür bir altın güvercin duruyordu. İnce, sivri bir telle tüy izleri ve göz delikleri gibi birkaç ufak ayrıntı ekledikten sonra kuşun etrafını telkâri bir kafesle kapattı.
BELEDİYE SEÇİMİ --Etme gardaş, tutma gardaş. --Neyi, niçin tutmayayım ağabey? --Seçim elden gidiyor. Muhacirler şimdiden coştu. Yarın reisliği aldılar mı sorma gitsin. Ellerinde değnekle bize ite çalar gibi çalmazlarsa adam değilim. Meydanı dar etmezlerse, feleğimizi şaşırtıp kıblemizi döndürmezlerse... --İyi hoş da ben ne yapabilirim. Dur, en iyisi dua edeyim. --Eyyy yeri göğü altı günde yaratan Rabbim! Sen bizi muhacirlerin şerrinden, ucu topuzlu değneklerinden, yılan gibi dillerinden muhafaza eyle! --Kardeş, durum ciddi. Duanın, dalganın sırası mı? Anketler atbaşı gidiyor. Eğer sen gelmeyip oy kullanmazsan... Seçimi karşı taraf kazanacak, kehkeşanlar yıkılacak, pınarlar kuruyacak, güller solup bülbüller lal olacak. Çekirgeler ekinlerimizi talan edecek, gökten kurbağa yağacak, itler sabaha kadar yakın bir felaketi sezmiş gibi acı acı uluyacak, gebeler çocuğunu düşürecek, lohusa kadınlar alkarısının korkunç ellerinde son nefesini verecek, güneş tutulacak, Kur'an-ı Kerim'de bahsi geçen zelzele bizi derin uykuda yakalayacak... acak...ecek... acak... Daha dün Çingenelerin kadınları, kızları ve kısrakları tören geçidi yaptılar. Koro hâlinde, mevlüt ahengiyle "Mevlüt, Mevvvlüütt... " diye diye yeri göğü inlettiler. Meğersem karşı tarafın namzeti Mevlüt, bunlara vaatte bulunmuş. Demiş ki; --Egerim belediye reisliğini alırsam size Kötenyazı'dan beş dönüm tarla verecem. Hemi de tapusuynan. Oğlunuz Zümrüt'ü sigortalı çöpçü, Celal'i de mal pazarındaki çay ocağının baş ocakçısı yapacam. Siz de bu memleketin evladısınız. Din kardeşiyiz şunun şurasında. Daha ne kadar karılarınız kızlarınız sırtında yamalı bohça ile köy köy dolaşacak? Elde it kopuk biter mi? Maazallah! Ya körpe kızlarınızı dağa kaldırırlarsa, zilli maşayla oynatırlarsa, yetinmeyip cim'a ederlerse, alnınıza
Hayata Dair
Telkari sözler