Esra

Bir şehir sahiden şehirse, orada yaşayan insanı özgürlük sağlar. Mekânın kurgusu insana hükmeder, Bu yüzden mekân insanın gönlüyle meydana getirilmelidir. Mazide bir kimliğin gizli olması ve bu gizliliğin keşfedilmesiyle birlikte şehir de imanla güçlenir, kuvvetlenir, sahici bir hâl alır.
Alıntı
Esra
Şehir bir şahsiyet meselesidir ve bizim toplumumuzda tarihten bu yana otorite ahlâktır. Ahlâkla yaşanır, ahlâkla inşa edilirse şehir de insanını ve geleceğini mutlu eder çünkü geçmişine sadık kalmıştır. Ahlâk bunu gerektirir.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Lakin susabilmek, işte bunu insan orada, sessizliğin hüküm sürdüğü yerde, zambağın ve kuşun yanında öğrenir, ve bu sessizlikte Tanrısal bir şey de vardır. Orada sükût vardır; ve sırf her şey o sessiz gecenin sessizliğine büründüğü vakit değil, bin bir telin hareket halinde olduğu ve her şeyin sanki bir ses denizine benzediği gün boyunca da, orada sükût vardır: her biri ayrı ayrı bunu öyle güzelce yapar ki, içlerinde hiçbiri tek tek, ve hepsi bir arada, o muhteşem sessizliği kesmek için hiçbir şey yapmaz. Orada sükût vardır. Orman sessizdir; fısıldadığında bile gene sessizdir.
Alıntı
Esra
Deniz sessizdir; gürül gürül köpürse bile, yine de sessizdir.
Kendi üzerinde duran bu ağırlıkla kendi üzerine yıkılandan başkası olamaz. Kendine yıkılan da böylelikle başkasına yıkılamaz. Biraz marazi, biraz zararsız, şairin dediği gibi "Ayakkabı çivisi gibi kendine batan," olur ki, dünya kendine değil başkasına batanı, kendine değil başkasına yıkılanı, kendini değil başkasını suçlayanı sevdiği, istediği ve kabul ettiğinden onu hemen defoluların arasına ayırıverir.
Alıntı
Esra
Ama sorsanız kitaplarında, gerek gökten inenlerinde, gerek yerden bitenlerin iyicelerinde böyle değilmiş gibi yapar söyler, bunu yaymak için peygamberler ve peygamber mizaçlılar ortaya çıkarır. Sonunda onları da ya çarmıha gerer, ya perişan eder.