Felaketimizi başka biriyle taksim etmek saadettir, fakat annelerle değil, annelerle değil. Annelere anlatılan kederler taksim değil, zarbedilmiş olur: Çocuklarının felaketini iki kat şiddetle hisseden anneler, bu ıstıraplarını çocuklarına fazlasıyla iade ederler; böylece keder anadan çocuğa ve çocuktan anaya her intikal edişinde büyüdükçe büyür.
Sadece bilgiye olan açlığın, seni ızdıraptan kurtarmaya yetmez. Derin düşünme de seni kurtarmaz. Dili korumak, etin ve kanın direncini kırmak, kalbi erdemliliğe, kanaat ve hoşgörüye alıştırmak, ızdırabı hafifletici şeylerdir; fakat bunlar ızdırabın yıkamayacağı sağlam kaleler değildir. O kale, sadece bilgidir.