Elle tutulur bir kanıt yoktu, yalnızca her anlama gelebilecek ya da hiçbir anlama gelmeyecek kaçamak bakışlar, kulağa çalınan bölük pörçük konuşmalar, tuvaletlerin duvarlarındaki belli belirsiz çiziktirmeler söz konusuydu; bazen, birbirini tanımayan iki insan karşılaştığında, küçücük bir el hareketi bile tanıştıklarını gösteren bir işaret olarak algılanabiliyordu.
Aslında çok olmadı okuyalı. Üstelik her kelimeyi özümseyerek, tüm parçaların bütün ile ilişkisini, tüm yöntemleri zihnimde canlandırarak satırların altlarını da çiziyordum. Okurken bütün okuduklarım aklıma kazınıyor gibi geliyordu.
Şimdiyse onca okuduğumdan yalnızca tek bir cümle geliyor aklıma:
"Ters doğum kesinlikle sakıncalı bir durumdur."
"Evet öyle. Ama gerçekten fevkaladeydiniz. Çalışırken öyle soğukkanlısınız ki, pes doğrusu!"
Her nedense, "Hmm, evet... Öyleyimdir, hiç telaş etmem." dedim, yorgunluktan kızarıp bozaramıyordum bile, ancak bakışlarımı kaçırabildim.
Gazali'nin de ifade ettiği gibi din yolunun konaklarından biri sayılan dünya hayatı, yolcularını Allah'a götüren, misafirlerin azıklarını alabilmeleri için açıkta kurulmuş süslü bir pazardır.