Puan vermedi·208 syf.··
2026 56. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 18:58
Kurtuluş Savaşı yıllarını anlatan bir eser Yeryüzü Sürgünleri. Kitap ilk başta bir aşk hikayesi ile başlıyor. Bir aşk uğruna hayatını mahveden bir kişinin hikayesi ile başlıyor. Baş kahramanımız Hasan savaşmak istemeyen, bir taraf olmak istemeyen, barış içinde yaşamak isteyen bir kişi. Birinci Dünya Savaşı yıllarında savaşmayı kabul etmeyip kaçıyor. Bir çeteyle dağa çıkıyor. Ama bu yaptığının yanlış olduğunu fark edip askere gidiyor. Cepheden geri dönerken başına bazı olaylar geliyor. Bu sırada bir rum olan teo Hasan’ı buluyor ve onu kendi evine getiriyor. Theo savaş sırasında ölen oğlu Niko‘nun yerine koyuyor Hasan’ı. Hasan’a iş buluyor, ona yardım ediyor, onu oğlu gibi seviyor hatta onu evlendiriyor. Hasan, eşi Gülizar’a gün geçtikçe daha da çok aşık oluyor. Ama tam bu dönemde Rumlar İzmir’i işgal ediyor. Bu işgallerin geçici olduğunu düşündükleri için bulundukları bölgeden ayrılmıyorlar. Ancak köyleri de Rumlar tarafından ele geçirilence Hasan, Kuvayi milliye’ye katılıyor. Bu dönemde bölgede bulunan Rumların komşuları olan Türklere neler yaptığını, düşüncelerini, hayallerini okuyoruz. Kitapta farklı düşünen Rumların da olduğu. Türklerle yaşamaktan mutlu olan grupların da varlığını görüyoruz ama bunlar diğer gruba göre sayıca çok az kalıyor. Ama hikayede bulunan insanların her birinin hayatı acılarla dolu bunu çok net görüyoruz. Üzücü bir hikayeydi.
Yeryüzü SürgünleriŞule Akşun · Destek Yayınları · 202626 okunma
6/10
·448 syf.··
2026 56. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 18:13
Teo’nun ve ailesinin yaşadıklarını okurken çok duygulandım ve onlarla güçlü bir empati kurdum. Yıllardır lösemili çocuklarla ilgilenen bir gönüllü olarak, kitapta anlatılan birçok duyguya, mücadeleye ve çaresizlik anına gerçek hayatta da defalarca tanıklık ettim. Bu yüzden kitap benim için yalnızca bir hikâye değil, aynı zamanda yıllardır gördüğüm hayatların bir yansıması oldu. Özellikle bir çocuğun hastalıkla mücadelesini ve ailesinin yaşadığı psikolojik yükü anlatan bölümler beni derinden etkiledi. Bazı sayfalarda okuduklarımdan çok, geçmişte karşılaştığım çocukları ve ailelerini düşündüm. Kitabın en güçlü yanı bence okurda duygu uyandırabilmesi. Teo’nun yaşadıkları, ailesinin umut ile umutsuzluk arasında gidip gelen ruh halleri ve hastalığın sadece çocuğu değil, tüm aileyi etkileyen yönü oldukça gerçekçi bir şekilde aktarılmış. Bu nedenle kitabın duygusal tarafının birçok okura dokunacağını düşünüyorum. Ancak tüm bu güçlü duygusal yönüne rağmen, ne yazık ki yazarın kalemi beni çok etkileyemedi. Kitap bana yer yer aceleyle yazılmış gibi geldi. Anlatım dili oldukça sade ve basitti; bu durum bazı okurlar için avantaj olabilir ancak ben daha güçlü bir edebi dil bekliyordum. Karakterlerin duygularını hissedebilsem de, bunu sağlayan şey çoğunlukla olayların kendisiydi. Yazarın anlatım gücü ya da kullandığı dil beni ayrıca etkileyemedi. Bunun yanında bazı bölümlerin gereğinden fazla uzatıldığını düşündüm. Hikâyeye önemli bir katkı sağlamayan ayrıntılar zaman zaman okuma tempomu düşürdü. Bu yüzden kitap yer yer tekrara düşüyormuş hissi verdi. Ayrıca okurken kendimi bir romanın içinde hissetmekten çok, televizyonda duygusal bir dizi izliyormuş gibi hissettim. Olaylar gözümde kolayca canlandı ancak edebi anlamda beni içine çeken, satırların altını çizdiren ya da üzerinde
TeoNermin Bezmen · Doğan Kitap Yayınları · 2024200 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
7/10
·352 syf.··
2026 53. kitabı
Grup terapisi yapan psikoterapist Mariana, eşi Sebastian'ın ölümünü bir türlü atlatamamıştır. Bu süreçte yeğeni Zoe'nun en yakın arkadaşının korkunç bir cinayete kurban gitmesi üzerine soluğu kendisinin de eski okulu olan Cambridge'de alır. Bu ölümü başka ölümler de takip eder. Ardı ardına öldürülen bu kızlar üniversitedeki Profesör Edward Fosca'nın kurduğu "Genç Kızlar Kulübü" nün üyeleridir. Bunun üzerine Mariana katilin Fosca olduğundan emin olur ve bunu kanıtlamak için dedektifliğe soyunur. Kitap boyunca bu durumu sorgulayıp durdum. Allah aşkına kim işi gücü bırakıp yeğeninin arkadaşının katilinin peşine düşer. Keşke yazar kurguyu daha sağlam bir zemine oturtsaymış. Kitabın son 40-50 sayfasında biraz toparlamasa boşuna okumayın derdim. Sonunda okuyucuyu yine bir ters köşe bekliyor. Teselli niyetine...Bir de Sessiz Hasta kitabındaki Teo karakteri sonlara doğru karşımıza çıkıyor. Sessiz Hasta'yı çok sevmiştim ama açıkçası bu kitap beklentimi pek karşılamadı. Benim gibi okuduğunda mantık arayanlardansanız tavsiye edemeyeceğim. Kitaplı günler.
Yitik KızlarAlex Michaelides · Domingo Yayınevi · 20222,275 okunma
Puan vermedi
Yeryüzü Sürgünleri / Şule Akşun İnsan atadan şanslı olmayınca el kapısında hiç yüzü güler miydi? Kitabı okurken son sayfaya kadar “Hasan’a kader ne zaman gülecek?” deyip durdum. Kurtuluş Savaşı sonrasında Midilli’den Balıkesir’e, Edremit’ten zeytinlik, papazlık ve Gelibolu cephesine kadar annesiz, babasız, yurtsuz Hasan’la birlikte köy köy, kasaba kasaba geziyoruz. Hasan daha küçük yaşlardayken denize açılıp dönmeyen babasını, ardından da annesini kaybediyor. Tek başına zeytinliklerde ırgatlık yapan, bıyıkları yeni terlemiş bir delikanlı… Bir de Thalia var. Saçlarını savura savura şarkılar söyleyen, zeytinliği şenlendiren Thalia… Hasan’ın hayatındaki herkes gibi o da bir gün gidiyor. Yıllarca Müslümanlar,Hristiyan ve Anadolu Rumlarının huzur içinde yaşadığı topraklarda işgal haberleri duyulur. Hasan, konu komşusuyla savaşamayacağını düşünüp adadaki dostlarına da yaşamına da veda edip Edremit’e gider. Yer yurt bilmeyen,sahipsiz toy Hasan buralarda da tutunamaz. Dağlara çıkar, çetelere katılır. Kan tutar da Hasan’ı ne var ki eli silah tutamaz bir türlü. Vatan aşkı bu ya Hasan’ı da değiştirir. Kan tutan Hasan vatan deyip Gelibolu’ya gider, savaşır, savaş biter bitmesine de içindeki kimsesizlik savaşı hep devam eder. Savaş sonrası yol onu Yunanlı Teo’ya çıkarır. Teo, savaşta kaybettiği oğlu Niko’nun yerine koyar Hasan’ı. Başının üstüne hem bir çatı koyar hem de Gülizar’la evlenmesine vesile olur. Her şey tam oldu derken Yunan mezalimi yine rahat durmaz. Hasan, Gülizar’ın hamile olduğunu yani baba olacağını bile öğrenemeden sessiz habersiz Kuvayimilliyecilere katılır. Devamı kitapta! Kitap sadece Hasan’ın hikâyesini anlatmıyor. Aynı sokakta, aynı pazarda, aynı hayatın içinde yaşayan insanların savaşla nasıl birbirine düşman hâle geldiğini de aktarıyor bize.
Yeryüzü SürgünleriŞule Akşun · Destek Yayınları · 202626 okunma
Sizcə günahkar kimdir ?
7/10
·400 syf.··
2026 22. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2026 00:00
Tövsiyyə edilməyə layiq , axıcı əsər … Şüuraltında bir qərara vardığını düşünürsən, amma obrazlar ,həmçinin, əsəri iki nəfərin dilindən oxumaq çaşqınlığa səbəb olur. Əsər baş qəhrəman Alisiya və onun psixoterapevti Teo ətrafında dövrə vurur. Ərini öldürməkdə günahkar hesab edilən Alisiya bu cinayətdən sonra özünü tamamilə susqunluğa məhkum edərək cəzalandırır . Hətta, deyə bilərəm ki, əsəri oxuyan zaman oxucuda cinayətin səbəbindən çox məhz Alisiyanın susqunluğunun səbəbini öyrənməyə maraq yaranır . Dedektiv, psixoloji, dramatik , romantik və s.kimi faktorlar əsəri olduqca oxunaqlı edib. Sizə də xoş mütaliələr! Alex Michaelides Səssiz Pasiyent
1000Kitap
Səssiz PasiyentAlex Michaelides · Qanun Nəşriyyatı · 202112,8bin okunma
Puan vermedi·309 syf.··
2026 24. kitabı
Kitabı çok severek ve merak ederek okudum bence gerilimden çok merak kitabı. Başlarda akmayacak gibi geliyor ama sonrasında nasıl okuyup bitirdiğimi anlamadım. Sadece son kısmını beğenmedim bence oldu bittiye geldi belki de normali budur herkesin tarzı farklı tabii ki ama bence daha farklı bir son olabilirdi yani biraz daha uzun yazılabilirdi sonu bi 50 sayfa daha okumak isterdim açıkçası. Theo bir psikolog. Kızımız Alicia ise bir ressam. Alicianın kocası Gabriel öldürülüyor ve suç aleti Alicianın elinde duruyor. Alicia sessizliğe gömülüyor asla ses yok tepki yok. Tedavi ederiz diyip bir kliniğe kapatıyorlar ama kızdan kimse tepki alamıyor. Bu olay Theonun çok dikkatini çekiyor. Geçmişi sıkıntılı birisi Theo. Kendini tedavi edemeyen bir psikolog ya da psikiyatrist artık unuttum tam ne olduğunu. Theo kendi çalıştığı kliniği bırakıp Alicia’nın olduğu kliniğe gidiyor ve orada çalışmaya başlıyor sırf bu olayı çözebilmek için. Kitabı anlattım spoiler dolu lütfen burdan aşağıyı okumayın. İlk gittiğinde çok ilginç bir ortam onu karşılıyor. Kitapta bir Türk deliden bahsetmeleri kızın ismi Elif ayrıca ilgimi çekti çok kaba bir şekilde anlatmışlar. Theo Alicia‘yla ilk başta görüşüyor ama kız asla tepki vermiyor daha sonrasında kız buna bir günlük veriyor günlüğü okuyor okudukça olayları inanıyor. Alicia‘nın galeri sahibi bir arkadaşı var ona gidiyor orada bi ondan şüphelendim sonra geçti. O da diyor ki sen ona bir resim ver o da çizsin yani bir tuval ver o da çizim yapsın diyor. Gabriel‘in abisi var çok büyük şüphelerim ona gitti çünkü abisinin karısı abisinin sekreteri yani aynı zamanda böyle şüpheli gibiydi sanki konuşmaları. Meğerse bu abi olacak şerefsiz Alicia‘ya aşıkmış kızı taciz etmiş ondan dolayı kızdan nefret ettiğini söylüyor herkese tabii gizli gizli aşık her
Sessiz HastaAlex Michaelides · Domingo Yayınevi · 202312,8bin okunma