TEO-NERMİN BEZMEN,448 sayfa,
*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*
Kitabın son sayfasını okuyup kapattım ve arkama yaslandım.Ben ne okudum şimdi dedim.Nereden başlayayım bilmiyorum.Nermin Bezmen her zaman kalemini sevdiğim bir yazardır.Sırça Tuzak,Sır,Aurora’nın İncileri okuduğum kitapları.Ama bu kitap bambaşka.Hem gerçek bir ailenin hayatını anlatıyor (Bilgen Ailesinin isteği üzerine yazılmış) hem de sevdiceği,çok genç yaşta kaybettiği biricik aşkı,sevgilisi,kocası ki ben de dahil 90’lı yılların genç kızlarının rüyasını süsleyen yerli Rob Lowe’mız Tolga Savacı’nın vefatından sonra yazdığı romanı ile ona olan sevgisini,özlemini,aşkın yaşının olmadığı,kadın ile erkek arasında yaş farkı olsa da aşk olunca her kapının açıldığını anlatan bir öykü...Bir solukta okuduğum,elimden düşürmediğim bir kitap oldu….
*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*
Kitapta ne yokki…Her şeyden önce bir evlat sevgisi var, bir ailenin üç nesil bir arada sevgi ile birbirine bağlılığı var, ne olursa olsun hastalıkların aileyi bir araya getirişi var,tutkulu aşklar var…Ölümle sevdiklerimizi yitiriyor muyuz,yoksa başka bir boyutta,başka bir vücutta bize geri mi dönüyor? … sevdiklerimizi biz ölümle kaybettiğimizi sanırken belki onlar bizi hiç terk etmiyor…
*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*
Ama biliyor musun, sana en yakın meleğin kimdi? Seni en çok kucaklayan, kollarına alıp uyutan, sen ağrılarından sıyrılıp derin uykuya gidene kadar yanında uzanıp bekleyen, sen daldığında da nefesini dinleyerek gecelerini uykusuz geçiren…Annen…”
*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*
Bir anne için evladının acı çekmesi,üzülmesi,sağlığını kaybetmesi kadar kötü bir durum yoktur.Hele ki evlat acısı…Acıların en büyüğü,en dayanılmazı. Hiç bir şeye benzemeyen bir acı…En büyük duam Allah hiç kimseye böyle bir acı yaşatmasın…