10/10
·68 syf.··
Beğendi
·
2026 212. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 08:28
Bizim için umut var mı? Umut etmeli miyiz, yoksa umutsuzluğa mı kapılmalıyız? Umut ederek acaba kendimizi mi aldatıyoruz? Strasbourg Üniversitesi'nde okuyan üç yabancı öğrenci bu konu çevresinde tartışır: Anlatıcı, Altuğ, mühendislik öğrenimi gören bir Türktür; Doğu Avrupa'dan gelen Xeno, felsefede doktora yapar; ailesi Fransa'ya göç etmiş bir Brezilyalı olan Rapazinho ise sokaklarda resim yapan bir güzel sanatlar öğrencisidir. Bu üçlü, aslında tümüyle düşsel ve egzotik bir kafe olan Café Esperanza'da buluşup umut, varoluş, sanat ve yazın hakkında konuşurlar. Anlatı ilerledikçe, okuyucu, gözlerinin önünde gelişmekte olan metnin aslında Altuğ, Xeno ve Rapazinho'nun yazdıkları kitaplar olduğunu anlar.
Hayata Dair
Café EsperanzaAli Teoman · Yapı Kredi Yayınları · 2020140 okunma
Senden Önce Senden Sonra
Puan vermedi·%39 (210/528 syf.)·
Kitabın birinci bölümünün girişi bana birini hatırlattı. Teoman. (Hatta bir şarkısını) Öncelikle bahsettiğim kısım şöyle; "Kırk iki gün. Eira'nın kendini asmasının üzerinden tam kırk iki gün geçmişti ve ben tüm bu zaman boyunca tam kırk iki can almıştım. Çektiğim acıyı yatıştırmamışlardı" Bu bana şey gibi hissettirdi, "Daha kaç vücut gerek banaaa? Benim seni unutmamaa" Ancak sanırım vücut yerine can yazmamız gerekiyor.
1000Kitap
Acıların HükümdarıAdora Yağmur · İndigo Kitap · 20251,880 okunma
Reklam
Bülbül kapanı-3
9/10
·576 syf.··
2026 1. kitabı
·
33 günde okudu
·
Okunma: 24 Mayıs 2026 00:00
Herkese merhaba, Öncelikle üşenmedim ve burdayım. Sanıyorum ki çok fazla Timur Tönge okumak bana üşengeçlik bulaştırdı. Her şeye üşenir oldum. Neyse konumuza dönelim. Kitabın büyük bir çoğunluğu Rize’de geçti. Ahu ve Timur’u biraz da köy havasını okuduk. İşte aile bağları ve geçmiş defterleri gibi bir çok şeye şahit olduk okurken. Daha çok Timur’un aslında gerçekten kim olduğunu gördük. O dağ gibi adamın ardında aslında yatan küçük çocuğu gördük. Bilmiyorum hem güldüm hem eğlendim arada da hüzünlendim. Yine bir Loresi klasiği işte her duyguyu yaşadım. Adem, aknene, Resul gerçekten hepsinin yeri ayrı benim için. Bide barut timi. Bir kez daha gerçekten dostluk neymiş gördük. Timur’u sesiz olmasına rağmen ne kadar kabullendiklerini özellikle Aybüke hamile hali ile Timur komutanım için diyip göreve çıkınca ağlayası geliyor insanın. Ben ağlamadım çünkü pek ağlayabilen biri değilim. Ama eğer ağlayabilsem ağlardım. Aslında anlatacak çok şey var ama Timur’un da dediği gibi “benim anlatacak kelimem yok.” Neyse devam ediyorum. Bu kitap ahu ve Timur’un ilk defa ne kadar güzel bir aile olduğunu,Birbirlerini ne kadar sevdiklerini diğer 2 kitaptan çok çok fazla bir şekilde bize gösterdi. Özellikle kendi evlerine çıktıkları zaman zaten senorya onlar için farklı ilerledi. Elimden geldiğince anlatmaya çalışıyorum ama Rize sahneleri çok olaylı değildi. Daha böyle günlük vlog tarzı gibiydi. Hani anlatacak çok da bir şey yok benim açımdan. Sadece bir yüzük olayı vardı. Timur’un annesinden kalma geçmiş anısı o güzel ve farklı gelmişti. Başka da pek bir şey yok. Uzatılmış betimlemeli günlük vlog diye tasvir edebilirim ancak. Ve kitabın büyük çoğunluğu bu şekildeydi. Arada da Kenan kralşan ve Teoman doğunun yaptıklarını okumak güzeldi
Bülbül Kapanı IIILoresima · Ephesus Yayınları · 20251,451 okunma
İki Çaresiz Aşık, Bir Kadın
7/10
·167 syf.·
2026 6. kitabı
Seyfi Teoman, 2011 yılında Barış Bıçakçı'nın bu romanını aynı isimle filme uyarlamıştı. O filmi izlediğim için bu roman da aklımda kaldı. Romanını da okumak istedim, sonra filmini de yeniden izledim. Romanda da, filmin de kendi arasında farklar var tabii. Öncelikli olarak Barış Bıçakçı'nın romanında Ender, Çetin'e bir şeyler anlatır gibi, bir mektup yazar gibi akıp gidiyor. Ender, çok sevdiği arkadaşı Çetin'le birlikte Nihal isimli genç bir kıza aşık olur. Bu aşamaya geçmeden önce Nihal, ailesini kaybeder ve abisi Fikret, iki yıl boyunca Nihal'i, Ender ile Çetin'e emanet eder. İki arkadaş da, Nihal'e aşık olur. İki arkadaş da ilgisini belli etmemeye çalışır ama içlerinden biri belli edince de, hiçbir şey eskisi gibi olmaz. Bir yandan Ender ile Çetin'in, Nihal'e olan ilgisi anlatılırken; bir yandan da Nihal'in karakter gelişimi söz konusu. Bütün bunlar da dümdüz bir akış içerisinde verilmiyor. Nihal'in mezun olacağı iki yıllık süreç anlatılıyor ama uzun uzun diyaloglarla değil, Ender'in iç hesaplaşması şeklinde, diyaloglara kaçmadan aktarılıyor. Zamanın nasıl akıp gittiği de, olayların akışına göre kendisini gösteriyor. Filme gelecek olursak: Romanı okuduktan sonra Seyfi Teoman'ın filmi izlenebilir. İkisi birlikte okunup izlendiğinde keyif alınabilir. Film anlatmaya değil, göstermeye bağlı olduğu için eksikleri de söz konusu ama romanla birlikte olunca o boşluklar da doluyor. Çaresizliğin de iki dostu birleştirdiği bu roman, okunası, iyi bir roman ve film de izlenesi, iyi bir film.
Edebiyat
Bizim Büyük ÇaresizliğimizBarış Bıçakçı · İletişim Yayınevi · 202010bin okunma
Puan vermedi·448 syf.··
2026 15. kitabı
·
493 günde okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2026 01:12
Okurken zorlandığım , belki de bu zorlanmamın etkisi ile kitabın bir süre ortadan kaybolduğu , bir yıl kadar sonra devam etme kararı aldığım bir kitaptı. Yarım bırakamama huyumdan dolayı devam ettim. Aslında ilk okuyuşumda aşırı zorlandıktan sonra yarım kalan 2. okuyuşumda sanki hiç ara vermemişim gibi hatırlayıp 3-4 günde geri kalan kısmı hızlıca bitirdim. Zaman zaman kitap da beni bitirdi. Hakkını teslim etmek gerekir ki zekice kurgulanmış ve üzerinden çok çalışıldığı belli olan bir kitap. Ama bana yorucu ve bunaltıcı geldiğinden , tarzıma çok uymadığından başka kitaplarına devam etmem muhtemelen. Yorumlarından gördüğüm kadarıyla beğeneni de çok gibi , ön yargılı olmadan denenebilir.
Uykuda Çocuk ÖlümleriAli Teoman · Yapı Kredi Yayınları · 2018291 okunma
Puan vermedi·309 syf.··
2026 24. kitabı
Kitabı çok severek ve merak ederek okudum bence gerilimden çok merak kitabı. Başlarda akmayacak gibi geliyor ama sonrasında nasıl okuyup bitirdiğimi anlamadım. Sadece son kısmını beğenmedim bence oldu bittiye geldi belki de normali budur herkesin tarzı farklı tabii ki ama bence daha farklı bir son olabilirdi yani biraz daha uzun yazılabilirdi sonu bi 50 sayfa daha okumak isterdim açıkçası. Theo bir psikolog. Kızımız Alicia ise bir ressam. Alicianın kocası Gabriel öldürülüyor ve suç aleti Alicianın elinde duruyor. Alicia sessizliğe gömülüyor asla ses yok tepki yok. Tedavi ederiz diyip bir kliniğe kapatıyorlar ama kızdan kimse tepki alamıyor. Bu olay Theonun çok dikkatini çekiyor. Geçmişi sıkıntılı birisi Theo. Kendini tedavi edemeyen bir psikolog ya da psikiyatrist artık unuttum tam ne olduğunu. Theo kendi çalıştığı kliniği bırakıp Alicia’nın olduğu kliniğe gidiyor ve orada çalışmaya başlıyor sırf bu olayı çözebilmek için. Kitabı anlattım spoiler dolu lütfen burdan aşağıyı okumayın. İlk gittiğinde çok ilginç bir ortam onu karşılıyor. Kitapta bir Türk deliden bahsetmeleri kızın ismi Elif ayrıca ilgimi çekti çok kaba bir şekilde anlatmışlar. Theo Alicia‘yla ilk başta görüşüyor ama kız asla tepki vermiyor daha sonrasında kız buna bir günlük veriyor günlüğü okuyor okudukça olayları inanıyor. Alicia‘nın galeri sahibi bir arkadaşı var ona gidiyor orada bi ondan şüphelendim sonra geçti. O da diyor ki sen ona bir resim ver o da çizsin yani bir tuval ver o da çizim yapsın diyor. Gabriel‘in abisi var çok büyük şüphelerim ona gitti çünkü abisinin karısı abisinin sekreteri yani aynı zamanda böyle şüpheli gibiydi sanki konuşmaları. Meğerse bu abi olacak şerefsiz Alicia‘ya aşıkmış kızı taciz etmiş ondan dolayı kızdan nefret ettiğini söylüyor herkese tabii gizli gizli aşık her
Sessiz HastaAlex Michaelides · Domingo Yayınevi · 202312,7bin okunma
Reklam
Reklam