10/10
·368 syf.··
Beğendi
·
2026 39. kitabı
#karanlıkmadde ️ "Hayatımın her ânının k⁸ymetini bildiğimi sanıyordum ama burada, soğukta otururken öyle olmadığını anlıyorum. Başka türlüsü mümkün müydü ki? Her şey altüst olana kadar sahip olduklarımızın kıymetini, ne kadar hassas ve kusursuz bir dengeye bağlı olduklarını bilemeyiz." ️ Merhaba kitap severler bugün size Serpil Meriç 'ın tavsiyesi üzerine okuduğum, @blakecrouch1 'ın kaleminden çıkan, bilimkurgu türünde sürükleyici bir eser ile geldim. Kitabımız lisede fizik öğretmenliği yapan Jason'ın bir perşembe gecesi aile akşamını anlatması ile başlamaktadır. Jason ve Daniela'nın hedeflerine giden yolun başında tanışmaları ve birbirlerinden etkilenmeleri sonucunda sahip oldukları çocukları Charlie için bir arada kalmayı seçip kariyerlerinden ve hedeflerinden vazgeçmeleri ile yaşadıkları hayatı okuyoruz. Sizce her bir tercihimiz kaç farklı sonuç oluşturabilir? Biz hangisini yaşarız? Perşembe akşamlarından birisinde Jason, eski arkadaşı ancak su an kendisinin olması konumda olduğu için farklı hissetmesine neden olan Ryan'ın kutlamasından bahsediyor. Daniela, gitmek istemediği için onu teşvik ediyor ve 45 dakika içerisinde dönmesini söylüyor. Kutlamadan ayrılan Jason eve giderken tercihlerini, hayatını düşünürken yürümek için ıssız bir yolu seçiyor ancak bu seçiminin onun için geri dönülmez yollara çıkacağının henüz farkında değil. Arkasından gelen birisi onu silahla tehdit ederek eski bir binaya götürüyor. Kendisine hayatı hakkında sorular soruyor ancak neden böyle bir şey yaptığını söylemiyor. Jason gözünü tekrardan açtığında kendisine yöneltilen bir çok soruya maruz kalıyor. "Küpten nasıl çıktın?" en önemli soru olabilir. Sonrasında bir çok muayene ve kontrolden geçiriliyor. Herkes ona Dr. Dersen diyerek soyadı ile ve hayranlıkla hitap ediyor.
Karanlık MaddeBlake Crouch · Doğan Kitap · 2018430 okunma
Puan vermedi·56 syf.··
2023 853. kitabı
Yalın Tutku Kitap Yorumu! Yalın Tutku, Annie Ernaux’un okuduğum ilk kitabıydı. Bu yüzden diğer kitaplarıyla karşılaştırma yapmam pek mümkün değil, ama okurken gerçekten keyif aldığım bir kitap oldu. Kitap, evli bir adama saplantılı derecede âşık olan bir kadının hikâyesini anlatıyor. Kitaba başlamadan önce aklımda bazı tereddütler vardı: "Acaba bu takıntıyı romantize mi edecek? Çok büyük ve güzel bir aşk gibi mi anlatacak?" diye düşündüm. Ama hiç öyle olmadı. Tam tersine, yazar bu duyguları çok dürüst bir şekilde anlatmıştı. Karakterle birlikte ben de yaşadım. Onu anlamak istemediğim anlarda bile anladım. Kitapta beni rahatsız eden sahneler de oldu tabii ki; kadın karaktere kızdığım, onu yargıladığım yerler vardı. Ancak, her şey öylesine açık ve çıplak bir şekilde yansıtılmıştı ki, bu dürüstlük sayesinde kitabı gerçekten sevdim. Kitap incecik ama vermek istediğini tam anlamıyla vermiş oldu benim için. Bana göre her şey tam yerindeydi. Eğer siz de duygu odaklı, karakterin iç sesiyle ilerleyen kitapları seviyorsanız Yalın Tutku’ya bir şans verebilirsiniz.
Yalın TutkuAnnie Ernaux · Can Yayınları · 20226,8bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
9/10
·622 syf.··
2026 10. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 07 Mayıs 2026 11:49
Merhaba, Oblomov’u bitirdim ve gerçekten uzun zamandır beni bu kadar etkileyen bir roman okumamıştım. Rus edebiyatını zaten ayrı seviyorum ama bu kitap benim için bambaşka bir yerde oldu. Oblomov’da aslında biraz kendimi gördüm. Sanırım hepimizin içinde biraz Oblomov’luk var. Her insanın hayattan korktuğu, kaçtığı ya da tutunamadığı bir noktası oluyor. Romanda dışarıdan bakınca tembellik gibi görünen şeyin aslında çok daha derin olduğunu düşünüyorum. Oblomov sadece tembel bir adam değildi. O, hayattan vazgeçmiş, umudunu kaybetmiş, yaşamaktan korkan bir karakterdi. Bence Oblomov oldukça zeki, duygusal ve ileri görüşlü bir insandı. Ama fazla hassastı. Stolz’un onun için söylediği “güvercin ürkekliği” sözü karakterini çok iyi anlatıyordu. Hayatın yükü, karar vermek, mücadele etmek onu korkutuyordu. Bu yüzden kendi içine kapandı ve yaşamın dışında kalmayı seçti. Olga ile yaşadığı o masum aşk da beni çok etkiledi. Birbirlerini sevmelerine rağmen ondan vazgeçmesi belki de yaptığı en doğru şeydi. Çünkü bazen aşk, bırakabilmektir. Sevdiğin insanın hayatını yarım bırakmamak için geri çekilmektir. Stolz’un onu hayata döndürme çabaları da çok dokunaklıydı. Ama bazı insanlar ne kadar çabalarsa çabalasın hayata tam anlamıyla tutunamıyor. Belki hepimizin içinde başaramadığı, eksik kaldığı bir yer vardır. İnsan bazen çok ister ama yine de olmaz. İvan Gonçarov’un duygu aktarımını inanılmaz güçlü buldum. Oblomov’un yaşadığı tereddütler, pişmanlıklar, kararsızlıklar ve içsel çatışmalar bana çok yoğun geçti. Kitabı okurken birçok yerde karakterin duygularını gerçekten hissettim. Benim için çok özel bir eser oldu. Hem düşündüren hem insanın içine dokunan bir romandı. Keyif alarak okudum ve herkese kesinlikle tavsiye edeceğim kitaplardan biri oldu.
Edebiyat
Oblomovİvan Gonçarov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202149,9bin okunma
8/10
·136 syf.··
2026 17. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 21 Şubat 2026 20:15
Aşk duygusu karşısında olan tereddütler ve içsel çatışmalarını konu alan bir öykü kitabı. Eserde birbirinden bağımsız gibi görünen öykülerin ortak bir yanı vardır, aşka mesafeli duran ya da geçmiş hayal kırıklıkları nedeniyle duygularına güvenmekte zorlanan karakterler.. Kitapta aşk romantik bir masal olarak değil; hayal kırıklıklarıyla, zamanlama sorunlarıyla, iletişimsizlikle, geçmiş travmalarla iç içe bir duygu olarak işlenir. Başlıkta geçen “aşka inanmayanlar” aslında çoğu zaman hayal kırıklığı yaşamış, savunma mekanizmaları geliştirmiş kişilerdir. Yazara göre aşk idealize edilmiş bir masal gibi değil; eksik, kırılgan ve bazen yarım kalan bir duygu olarak bizlere yansıtır. Yazarımızla tanışma kitabım biraz daha yalın ve üslup görmek için öykü eserini seçmiştim. Beni yanıltmadı. Oldukça sade, akıcı bir kaleme sahipti. Aşk duygusunu da kitaptan bir alıntıyla noktalıyorum.. "Aşka inanmamak da neymiş? Aşk yeryüzündeki en yüce en temiz duygudur. Şu korkunç dünyada bizi ayakta tutacak, hayata bağlayacak başka ne var ki? Dünyanın yuvarlak olduğuna inanmamak kadar saçma bir şey bu. Hem insan canı çektiği için aşık olmaz ki, aşk gelir onu bulur ve git deyince de gitmez."
Edebiyat & Roman
Aşka İnanmayanlar İçin Aşk ÖyküleriHikmet Hükümenoğlu · İthaki Yayınları · 2026354 okunma
10/10
·160 syf.··
2026 27. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 16 Nisan 2026 18:30
Kürk Mantolu Madonna benim için sadece bir roman değil; her okuyuşta farklı bir kapı aralayan, insanın iç dünyasına dokunan derin bir yolculuk. Bu kitabı üç kez okudum ve her seferinde farklı bir Raif Efendi, farklı bir Maria Puder ve en çok da farklı bir “ben” ile karşılaştım. Sabahattin Ali’nin dili sade ama etkisi sarsıcı. Öyle cümleler kuruyor ki, insan altını çizmekten yoruluyor ama yine de yetmiyor. Çünkü bazı duyguların altı çizilmez, doğrudan kalbe kazınır. Kitap boyunca hissedilen o yalnızlık, anlaşılmama duygusu ve içe kapanıklık… Bunlar sadece karakterlere ait değil, bir noktadan sonra okurun kendi duygularına dönüşüyor. Raif Efendi’nin sessizliği aslında bir çığlık gibi. Dışarıdan bakıldığında silik, sıradan görünen bir hayatın içinde nasıl derin bir hikâye saklı olabileceğini görmek insanı hem şaşırtıyor hem de hüzünlendiriyor. Maria Puder ise alışılmışın dışında bir karakter; güçlü, özgür ve bir o kadar da kırılgan. Onların arasındaki bağ ise tarif edilmesi zor bir duygu: ne tam bir aşk hikâyesi ne de sadece bir dostluk… Daha çok, birbirini gerçekten “gören” iki insanın kesişimi gibi. Bu kitabı üç defa okumamın sebebi de tam olarak bu: Her okuyuşta başka bir detayı fark etmek, daha önce gözden kaçırdığım bir duyguyu yakalamak. İlkinde hikâyeyi okudum, ikincisinde karakterleri anladım, üçüncüsünde ise kendimi buldum diyebilirim. Spoiler vermeden şunu söyleyebilirim: Bu kitap büyük olayların değil, küçük ama derin hislerin kitabı. Gürültülü değil, sessiz ama etkisi uzun süren bir eser. Okuduktan sonra bitmiyor; insanın içinde yaşamaya devam ediyor. Eğer bir kitap sizi gerçekten hissettirebiliyorsa, sizi biraz daha “siz” yapıyorsa, işte o kitap özeldir. Ve Kürk Mantolu Madonna, benim için tam olarak böyle bir kitap. "Bana bir ruhum bulunduğunu öğretmişti ve
Kürk Mantolu MadonnaSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025376,3bin okunma
Puan vermedi·160 syf.·
2026 8. kitabı
Kitabı yayınevinden dolayı tavsiye etmiyorum. İlla ki okumak isteyen bilinçli ve şuurlu bir şekilde okumalı. Zîra kitabın başında eserin İmam Şâfii'ye ait olup olmadığı noktasında tereddütler bulunduğundan bahsediliyor. Onun haricinde içeriği akaid konusu olmakla birlikte kısa ve öz bir şekilde değinilmiş. Bunun yerine daha kapsamlı başka bir eser okunulabilir. Müellifi İmam Şafii olduğu için puanlamayacağım, fakat yayınevinin Mevdudi ve İbn Teymiyye gibi kimselerin eserlerini bastığını görünce hakikaten bu yayınevinden sizi sakındırma gereği duydum.
el-Fıkhu'l Ekberİmam Şafii · Beyan Yayınları · 201686 okunma