05:23
Genelde zor bir metni sabah namazından sonra tahlil etmeye daha ziyade özen gösteriyorum. Çünkü anlaşılması zor ve uğraş isteyen bir alan olduğundan zihnimin en açık olduğu zamanları tercih ediyorum. Sair okumalarımı gün içindeki sair saatlerde yapmak daha iyi hissettiriyor çünkü. Bir meseleyi okumaktan ziyade, o meseleyi öğrenmek ve bilmek daha iyi geliyor bana. Ortalama bir aydır Ebrehinin mantık metnini tahlil ediyorum. Elbette bir bilenin eşliğinde oluyor bunlar. Mantık okumalarımda ve tahlilimde şunu fark ediyorum: Risale-i Nurda cüz'i bir ders kadar lezzet almıyorum abi. Cüzi bir bahsini anla hayatın değişiyor kardeşim. Sonra zaten külli manalarını yakalıyorsun ve hayatına tesir ediyor. Namazın değişiyor bir kere. Daha mühimi var mı ? Bir eserin insanların hayatlarına bu kadar tesir edebilen çok az eser gördüm. Nurların Ekseriyetle takdir edilmesinin sebebi de budur. Sonuç olarak Kuddüse çalışırken, pencerelere çalışırken ve Kader Risalesine ve sair risalelere çalıştığımda ki lezzeti almam çok mümkün olmuyor.
Risale-i Nur
Sözün tesir gücü onun güzelliğinden değil, muhatabının ona kalbini açmasındandır. sıradan bir söz dahi, onu almaya hazır bir kalpte fırtınalar estirir M. Kemal Sayar
1000Kitap
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Rüzgâr savurdu saçlarımı da, Ruhuma tesir edemedi. Aynalar gizledi tüm gerçekliğimi; Neyi feda etmem gerektiğini söylemedi. ​İçimdeki milyarlarca hücre seni unutmayı diledi de, Gökyüzü; "Sağanağını indireceğim birazdan, bekle" dedi. 21/6/2026 Pınar PEKĞÖZ
Özgürleşmek
Thor'un çekici gerek.. Bazı toplumlarda.. Zihinlerdeki.. Birikmiş.. Kayalaşmış.. Kalıplaşmış.. Ezberleri yıkmaya.. Ne yazılanlar.. Ne söylenenler.. Tesir etmiyor.. Sorgulamaya kapalı.. Kafalara.. İlimin.. Bilimin.. Yapay zekanın bile.. Gücü yetmiyor.. Cehaleti silmeye.. Görünmeyenlere.. Mağlup.. Ne yazık ki.. Görünenler.. Duygulardan perdeler.. Akla en büyük engel.. İnsan kendini, kendine.. Gölge yapınca.. Güneş yok olmuyor.. Çık artık o aklının.. Karanlık mağaralarından.. Korkma aydınlıktan.. Aydınlık sadece..
Stres, insanın ruhunda ve bedeninde birtakım sıkıntılara sebep olan ruhî bir hastalıktır. İnsanda, tehlike, belirsizlik veya beklenmeyen değişikliklerde stres meydana gelir. Stresin birçok sebebi vardır; bunlar, kişiden kişiye değişebilmektedir. Zira her insanın kişiliği ve bünyesi, karakteri ve görüşleri farklıdır. Aynı hâdiseye maruz kalan iki kişide meydana gelen stresin derecesi, aynı değildir veya biri, stres yaşarken diğeri yaşamayabilir. Aslında stres, işleri daha iyi yapmak için kişiyi motive eden, biraz daha dirençli olmasını sağlayan heyecandır. Vücudun dikkatini, uyanıklığını arttırmak, tetikte durmasını temin etmek için az miktarda stres iyidir. Belirli bir seviyeyi aşmadığında faydası olur. Mesela, bir imtihan için çok rahat olunursa motivasyon eksikliği sebebiyle hazırlanmak zor gelir. Ama az bir stres ile dikkati toplamak ve yoğunlaşmak mümkün olur. “Heyecan güzel şeydir. İnsan, sevdiği ve değer verdiği şeylere karşı heyecanlanır. Ama fazlası zarardır.” denilmiştir. İşte hafif seviyede olan bu heyecan, yönetilebilir ve hareketlere menfî tesir edecek seviyeye gelmeden kontrol edilebilirse insana faydalı olur. Stresin tedavisindeki esas, strese yol açan sebepleri uzaklaştırmaktır. Bunun için dünya ve âhiret hayatına iyi hazırlanmalı, tedbirli olmalı, düzenli yaşamalı, vazifeler zamanında yapılarak telaşa sebep olan hâller azaltılmalı, daha sonra da Allâhü Teâlâ’ya tevekkül etmelidir. Mesela imtihana hazırlanan bir kişi, vaktinde iyice çalışarak hazırlıklarını yaparsa imtihan zamanı geldiğinde kendisine zarar verecek derecede strese girmemiş olacaktır. İmtihan neticesini de hakkında hayırlısı olması için tevekkül ile karşılamak, yani; hayır ve şerrin yalnızca Allâhü Teâlâ’dan geldiğine ve kendisi için öylesinin hayırlı olduğuna inanmak da strese mâni
Din
İnsanlara doğru davranmak uygulamadığınız dini ayetleri paylaşmaktan daha çok tesir eder,,,,
Alıntı