İnsanların zekâ ve anlayış kapasiteleri farklı olsa da, bu nimetlerden
nasibi az olan kişiler cehâlet bataklığından kurtulup ilim mertebelerinin en
aşağısı dahi olsa oraya yükselecek kadar ilim elde etme ümidini
yitirmemelidir. Zira su bile yumuşak olmasına rağmen yalçın kayalara tesir
ediyorken, nasıl olur da ilim kendisine meraklı olan ve kendi peşinden
koşan kişiye tesirde bulunmaz?
Bakarsanız yüzde doksan dokuz Müslümanız. Ben bunlara musalla taşı Müslümanı diyorum. Evet, musalla taşında yüzde doksandokuzumuz Müslüman... Yani haberimiz olmayacak olan zamanda... Bu yüzde doksandokuzun yüzde biri, dinine aşkla, alâkayla, alışmalar ve tesir dışında bağlı olan yüzde biri, bu yüzde birin de binde biri aradığımız gerçek ve hâlis Müslümandır!.. Düşünün kaç kişiyiz? Çok defa arkadaşlarıma demişimdir ki: “Kalabalığımıza bakmayın, –ki bu kalabalık şimdi artıyor hamdolsun- biz bir tekne dolusuyuz. Bir dolmuş motorunu, ya doldururuz, ya doldurmayız!"
Besmele, yalnız Allah'a dayanılarak yapılan işin, vazifenin açış formülüdür; ve mana, hikmet, güzellik, gerçeklik, tesir, tenbih bakımlarından hiçbir dinde böyle bir anahtar mevcut değildir.