Kaç çerkes katledildi Ertesi sabah aşağıda, kapıcılar bir erkek çocuk cesedi buldular, odunların arasına kıvrılmış ve donarak ölmüştü. Ölen annesi de çok geçmeden bulundu. İkisi de Tanrının katında, göklerde buluşmuşlardı Dostoyevski Çerkes kemal sabahleyin ezan sesini duyar duymaz Allahım sen doğrult müminleri diyerek ayağa kalktı önce 7 yaşındaki çocuğu müniri kaldırdı Zamanında yapılan şey mutluluk getirir diyip bak münirim yiğidim ezan sesi ile doğrulacaksın önce bir niyet sonra ibadet ederek niyetini tamama erdereceksin diyip ibadet zamanında yapılırsa güzel olur diyip sabahleyin cemaatle birlikte kılınan namazın kıymeti elmasta yoktur özellikle o mescitte sabah cemaat toplanır ise o daha kıymet kazanır münir baba dedi Kısmet sabah erkenden dağıtılır hissesi olan alır Tarihler 21 mayıs 1864 yıllarını gösterdiği saatlerde Ruslar mitralyöz ve tüfek sesleri ile köyleri işgal ettiler bir çerkes atasözü derki Sevmediğin işe gönül kör gibi bakar Rus mezali Kafkas köylerini topa tuttular Ruslar pek çok kafkas köyünü işgal ettiği zaman şeytanın ilk hedefi yalnız olanlara saldırmak oldu çerkes kemalin mümine hanımını iğfal edip süngülerle dipçiklerle Allah Tealanın nişanelerini şehit ettiler Şeytanın ikinci hedefi Rabbim Allah diyen sabah el hayr hayırlı mübarek sabah diyen cami cemaati oldu toplan camiyi hedef aldıklarında 33 şehit vardı pek çok çerkes insanı 21Mayıs 1864 günü katletildi bir damla petrol için nice kanlar döküldü Ya Rab ve pek çok yiğit can göklere uçup sana kavuştu şehadetlerini kabul eyle Yenilmez osmanlı yıkılmaz devlet Cenab-ı Mevla cehennemi yedi kapı olarak yaratmıştır. Nitekim şu Ayet-i Kerime'de bunu bize açıkça bildirmiştir: "Onun yedi kapısı vardır." (Hicr Suresi, 15/44.) Yıldırım Beyazıd taht odasının kapısını Bismillahirrahmanirrahim
1000Kitap
Kur'an'ın beşer kelamı olamayacağının sonsuz delillerinden birkaçı
Kur’ân’ın hak kelamullah (Allah’ın kelamı) olduğuna âit deliller çoktur. Teferruatına girmeden bu delillerden bir kısmını bahsedip sıralayacağız. -1. BELÂGATİ VE TAKLİT EDİLEMEMESİ -2. GAYBDEN HABER VERMESİ -3. GENÇLİĞİ VE ESKİMEMESİ -4. KUR’ÂN’DAKİ İLİMLERİN İNSANÜSTÜ OLMASI -5. GERÇEKLEŞTİRDİĞİ BÜYÜK İNKILAB -6. BAŞTA HZ. MUHAMMED (ASM) OLARAK YETİŞTİRDİĞİ İNSANLAR Liste uzun da böyle cahiller zaten okuma özürlü olduğu için bu halde kısa kesip izaha geçelim 1. BELÂGATİ VE TAKLİT EDİLEMEMESİ Belâgat: Sözün fasih, akıcı, etkili, güzel, pürüzsüz olmasıyla birlikte, hitap edilen kimseye, içinde bulunulan duruma uygun düşecek şekilde söylenmesidir. Kur’ân, meydana çıktığı vakit bütün âleme meydan okudu. Ve insanlarda iki şiddetli his uyandırdı. Dostlarında taklit, yani Kur’ân’ın üslubuna benzemek ve onun gibi konuşmak hissi. Düşmanlarında ise, tenkit ve karşı çıkma, yani Kur’ân’ın üslubuna karşı çıkmak ve onun mucizeliğini kırmak hissi. Bu zamana kadar yazılan milyonlar kitaplar meydandadır. İnsanların fikirlerinin birbirine eklenmesiyle beraber hiç birisi Kur’ân’a yetişemiyor. Çünkü o zamandan beri devamlı meydan okuyarak Kur'ân’ın benzerini getirmeye davet edip, kendini beğenmiş ve edebî konuşan ediplerin ve söz sanatlarını bilen beliğlerin damarlarına dokundurup gururlarını kıracak bir tarzda: “Ya bir tek sûrenin mislini getiriniz. Ya da dünyada ve âhirette felâket ve aşağılanmayı kabul ediniz.” diye ilan ettiği halde o asrın inatçı belâgatçileri, bir tek sûrenin mislini yani benzerini getirememekle savaş yolunu seçmeleri ispat eder ki, o yolda gitmek mümkün değildir. Çünkü en kolay yol bir sûrenin benzerini getirip işi bitirmekti. Fakat yapamadılar. Eğer yapılsa idi, kâfir ve münâfıklar bunu her tarafa yayacak ve tarihlere şaşaalı bir şekilde geçireceklerdi.

Cafer Akkaya

@kagansulu
·
MUHAMMED AYETLERİ NASIL OLUŞTURUYORDU (Ahzab 35)
Buna kısa bir ipucu verelim. Ümmü Umare binti Kab Medineli’ydi. Miladi 621-22’de bir grup Medinelilerle Muhammed arasında Akabe biati adı altında bir anlaşma yapılır. Medineliler Muhammed ve taraftarlarına söz verirler ki, Medine’ye gelip yerleşirseniz size ev sahipliği yapar sizi koruruz diye. Gelen heyet arasında bu Ümmü Umare, iki oğlu Habib ile Abdullah ve kocası Zeyd b. Haris de vardı. Yani bu aileden dört kişi vardı. Bu kadın Uhud harbine de katılır, tedavi, yemek gibi işler yapar. Muhammed onun oğlu Habib’i Müseyleme’ye elçi olarak gönderir. Müseyleme ona ’Bana inan ben de peygamberim” der; ancak inanmaz. Sonunda Müseyleme onu öldürür. Kadının kendisi Hüdeybiye, Umretü-l Kaza, Mekke fethi, Huneyn gibi birçok savaşa katılır. En son Yemame harbinde bir elini kaybeder, 12 yerinden yaralanır. Bu kadın bir gün Muhammed’e, ”bakıyorum her şey erkekler için; Kur’an’da kadınlara bir şey göremiyorum” der. Bunun üzerine Muhammed Ahzab suresi 35. Ayetini oluşturur. Ailece İslam’a yaptığı bunca hizmet, verdiği bunca zayiat karşısında, kadının isteği doğrultusunda Muhammed’in bir ayet oluşturması çok görülmemeli. Kadın bunu çoktan hak etmiştir. Muhammed’in hanımlarından Ümmü Seleme de kadın haklarıyla ilgili Kur’an’da bir şey olmadığını söyleyenler arasında. Muhammed şikayetleri Ahzab suresi 35. Ayet de uzunca değerlendirir. Kaynaklarda Ebubekir’in hanımı Esma binti Umeys’in de serzenişte bulunanlar arasında olduğu geçiyor. Esma’nın ilginç bir hikayesi vardır. Önce Ali’nin ağabeyi Cafer’le evlenir. Cafer Mute harbinde öldürülünce bu sefer Ebubekir’le evlenir. Ebubekir vefat edince kadın Ali ile evlenir ve her üç kocadan da çocukları olur. Sonuçta ister Ümmü Umare olsun ister başkaları olsun; Muhammed bunların istekleri doğrultusunda ayet
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
EĞİTİM MARTAVALI Richard Dawkins, yıllar önce şöyle bir tespitte bulunmuştu: “Dünyadaki bütün Müslümanların aldığı Nobel ödülü sayısı, Cambridge Üniversitesi’nin Trinity Kolej’inden mezun olan öğrencilerin aldığı Nobel ödülü sayısından daha azdır.” Yani koskoca Müslüman dünya , sadece bir kolej kadar düşünebilen adam çıkaramıyor. Bu olayın sebeplerinden biri bence şudur: Mesela bir grup öğrenciye test verdiğinizi düşünün. Siz, bu testin cevaplarını, çocuklara testle birlikte verirseniz çocuklar, bu testi çözerler mi? Hayır çözmezler! Aynı bunun gibi, çocuklara “Her şeyi Tanrı yarattı,” diyen bir zihniyet, aklı sıra çocuklara evrendeki bütün soruların cevabını veriyor. Dolayısıyla çocuklar, evrene veya yaşama dair hiçbir şeyin üstüne düşünme gereği duymuyorlar. Yani, merak duyguları köreliyor. Ve ortaya hiçbir şey üre- temeyen, sürekli tüketen zihinler çıkıyor. Neticede zekâ dediğiniz şeyin yakıtı merak, yani öğrenme hazzıdır. Hazır cevaplar, merak duygusunu öldürür ve zihni tembelleştirir. Dolayısıyla, bir kafada soru işaretinin oluşmaması, o kafada cevabın oluşmamasından daha kötüdür. Çünkü zihin, o zaman bir kendini tekrarlama ya da durma noktasına gelir. Müslüman toplumlar bu anlamda kötü bir şöhrete de sahiptirler, kendileri soru soramadıkları gibi soru sorabilen zihinleri de sürekli bastırmışlardır ve ortaya böyle, derinliği olmayan yüzeysel zihinler çıkmıştır. Yani demem o ki bu sistem, bu haliyle, kendi kendisini ısıran bir yılan gibidir.Ağzındakini ne yutabilir ne de tükürebilir *** Felsefirastyon Serdal Özdemir
İnsan ve Hayat
26 Eylül 2022'de Baltık Denizi'nde dört su altı "şoku" meydana geldi, ardından enerjiyi doğrudan Almanya'ya taşıyan iki Rus gaz boru hattı olan Kuzey Akım I ve Kuzey Akım II'de üç sızıntının keşfedilmesi büyük miktarda gaza neden oldu. boru hatlarından yakındaki denize sızmak için. "Sızıntı" noktalarındaki sularda patlayıcı kalıntıları tespit edildiğinden olayın kasıtlı bir sabotaj olduğu değerlendiriliyor. Nord Stream dökülme sahasındaki deniz bölgesinin resimleri İlk başta insanlar bunun Rusya olduğunu düşündüler, çünkü Eylül ayına kadar Rus-Ukrayna savaşı altı aydan fazla bir süredir devam ediyordu ve iki tarafın hala kazananı yoktu. Ama biraz düşünürseniz, Rusya'nın bunu yapamayacağını anlarsınız, çünkü bu doğalgazı Avrupa'ya taşımak için bir boru hattı. Rusya gaz veriyor para alıyor. Rusya'daki savaş sıkı ve askeri harcamalar çok büyük. Bu anahtar düğümde finansal yolu kesmek nasıl mümkün olabilir? Orası Ukrayna mı? Savaştan bunalan Ukrayna'nın bu zamana ve enerjiye sahip olmaması gerekir. Avrupa Birliği? Büyük olasılıkla, çünkü AB birçok kez Rusya'yı alenen kınamış ve bir dizi yaptırım uygulamıştır ve hatta bazı ülkeler Rusya ile diplomatik ilişkilerini alenen kesmiştir. Amerika? En şüpheli olanı, Rusya ile Ukrayna arasındaki çatışmayı kışkırtmak için NATO'yu kullanması ve gizlice Ukrayna'ya savaş fonları ve silahları göndermesidir. Rusya ile Ukrayna arasındaki savaş, Rusya'nın tahılını kesen ve dünya durumunda Rusya'yı tamamen mağlup eden bir çıkmaza girdi. Amerika Birleşik Devletleri'nin çıkarlarına çok uygun olan Amerikan hegemonyası kazandı. Gerçek ortaya çıktı. 8 Şubat 2023'te bağımsız araştırmacı gazeteci Seymour Hersh, dünyaya "Amerikan Kuzey Akım Boru Hattını Nasıl Çekti" başlıklı bir makale yayınladı. Makale, ABD Ulusal Güvenlik Servisi'nin nasıl
KISA VE ESKİ BİR ÖYKÜM
Gözümü açtığım zaman duyduğum iki ses vardı ; birincisi cezaevinin dışındaki köyden gelen ezan sesi , ikincisi ise yaklaşık 1 aydır sessiz sedasız yaşayan idamlığın, hücresinin kapısına vurararak çıkardığı sesti. Acaba kaç saat olmuştu uykuya daldığımdan bu yana? Baş gardiyan bu saatlerde pek kontrole çıkmazdı. Buda öyle bir saate denk gelmişti Allah'tan. Ezan sona ermişti ama hücrenin kapısı hala vurulmaya devam ediyordu. -Patlama be geldim. Bir abdest alacak bile vakit bırakmıyorsunuz. En iyisi uyuya kaldığını belli etmemekti. Bu idamlıktan zarar gelmezdi ama ola ki diğer hücrelerden biri duyarsa hiç düşünmez bir paket maltepe'ye gammazlardılar onu baş gardiyana. Hücrenin kapısına vardığım zaman hala aynı ritim ile vurmaya devam ediyordu kapıya. Cebimden anahtar demetini çıkartıp demir pervazın kilidini buldum ve açtım. Hücre boş görünüyordu bu haliyle. Daha sonra idamlık irkilmeme sebep olan ani bir hareket ile doğrulup çürük kokulu nefesi ile dikildi bir anda karşıma. -Hoca! Dedi sıkılmış dişlerinin arasından kısık ama anlaşılır bir sesle. Sakalları iki parmak uzunluğunda ve saçlarına karışmıştı. Epey kirli ve bakımsız görünüyordu bu haliyle. -Ne hocası bu saatte kafan yerinde mi senin? diye bir şeyler geveleyerek cevap verebildim ancak bir anlık irkilmenin etkisini üzerimden atmaya çalışarak. İdamlık cezavine geleli 3 ay olmustu. Garip bir adam değildi ilk başlarda, her mahkum gibi bir şekilde ucundan kenarından tutunmuştu yaşama. Ancak vukuatı ağırdı; Talebe olacak yaşlardaki komşusunun kızına önce tecavüz etmiş ardından kızın bağırmasından korktuğu için boğarak öldürmüştü onu. İnsanın ar damarı çatladı ise bir kere demek.. Hakim dosyaya hiç bakmadan daha ikinci duruşmada yazmıştı idam kararını. 1 haftaya kalmaz asmak için gelirdi cellad, imam ve
İnsan ve Toplum
Bir Şubat Şehidinin Namaz Tavsiyesi...
Şehid Hasan el-Benna’nın bütün dünyaya etkisi altına alan İslam davetinin temelinde cemaatle namazın özel bir yeri vardı. Çünkü o, davetine ilk önce cemaatle namaza davetle başlamıştır. Daha ilk okul yıllarında insanları mescitlerde ezan okuyarak insanları namaza davet etmiştir. Sonra gençlik yıllarında gençleri sabah namazlarına kaldırmak için arkadaşlarını örgütleyerek yaşadıkları kasabayı kendi aralarında bölüşmüş ve gençleri sabah namazlarına uyandırmak için bir çalışma başlatmıştır. *** İlk Çağrı Namaza Davet : Hasan el-Benna insanları sabah namazına çağırdığı davet çalışmasını hatıralarında büyük bir özlemle şu şekilde anlatır: “Yaz tatilindeki cuma sabahlarında yaptıklarımız arasında insanları özellikle de kardeşleri sabah namazına uyandırmak için fecir vaktinden hemen önce Muhammed Dimyati Efendi ve Abdulmuteal Senkel kardeşlerle kasabayı kendi aramızda paylaştırırdık. Üç kişiydik, bazen sayımız daha da artıyordu. Müezzinleri sabah ezanına uyandırdığımda kendimde büyük bir saadet ve tuhaf bir rahatlama hissediyordum. Uyandırma işinden sonra Nil’in kıyısında durup kendimi bu büyülü ve şiirsel anı yaşamaya, ezanı dinlemeye veriyordum. Kasabadaki mescitler birbirlerine yakın mesafedeydi ve minarelerinden ezan aynı anda yükseliyordu. Sonra aklıma bu kadar namaz kılanı uyandırmaya vesile olduğumu dolayısıyla kazandıkları sevaptan aynısını benim de kazandığım aklıma geliyordu. Çünkü Rasûlullah (sav) şöyle buyurmuştu: “Kim, birini doğru yola davet ederse ona ecir vardır ve bu yolda amel edilirse ecri kıyamete kadar sürecektir. Ve bu, ecirlerinden bir şey eksiltmez.” Bu saadetimi katmerleştiren ise, oradan mescide gittiğimde oturanlar arasında yaşça en küçük kendimi görüyordum. Allâh’a hamd edip tevfikiyetinin devamını dilerim. *** Mescid Alışkanlığı : Hasan el-Benna genç yaşlarında edindiği