Ama bu şiir meselesi, şarap gibi, bizim çift görmemizi sağlayacaksa, o zaman tekrar şerefe kadeh kaldırmayı teklif ediyorum, ta ki dünyayı dört gözle -ve, eğer dikkatli olmazsak- sekiz gözle görecek kadar sarhoş oluncaya kadar.
Pazar ikindilerinde şarkı söyler ve ailem ve arkadaşlarım için sebze kızartırken kimsem o; buz gibi gecelerde kalkıp üzerime bir kazak giyivermekten başka bir şey istemeden masama koşup da, ben olduğumu kimsenin bilmediği kişi hakkında bir şeyler yazarken kimsem o; çıplak bir vücudun yanında çıplak yatmaya can atarken ya da dünyada yapayalnız kalmaya can atarken kimsem o; her parçam birbirinden kilometrelerce ve yüzyıllarca uzak gibi geldiğinde ve her biri benim adımı taşıdığına yemin ettiğinde kimsem o.