Tevfik Melhem

Tevfik Melhem
@tevfikmelhem
Her şeyden önce, kimliğin yeniden biçimlendirilmesi din değiştirmelerle belirlenmiş, bunların da çoğu zor kullanma mekanizmalarından bağımsız olarak gerçekleşmiş olmalı. Zaman içinde, diyar-ı Rum’daki çok büyük sayıda Hıristiyan, İslamiyet, dolayısıyla Türklük saflarına katıldılar.
Sayfa 103·Kitabı okudu
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
“Türk”ün geç ortaçağ ve Osmanlı kullanımında bir aşağılama terimi olduğunu öngören yerleşik görüş oldukça indirgemecidir. Bu kullanım gerçekten de yaygındı ve Türkçe konuşan taşralı hödük, kaba saba göçebe ya da köylü anlamında kullanılıyordu. Arapçalaşmış çoğulunda, etrak (Türkler) çoğunlukla Türkmen aşiretleri imlerdi, bazen sadece betimleme olarak, ama kimi zaman da aşağılayıcı biçimde belirttiğimiz çağrışımlarla.
Sayfa 91·Kitabı okudu
Kendine Ait Bir Roma
Daha on ikinci yüzyıl sonlarında, Latince bir metinde Küçük Asya’dan “Turchia” diye söz edilir. Bu da ta yirminci yüzyıl başlarına kdar “ Osmanlı Türkiyesi” ya da “Avrupa ve Asya Türkiyesi” gibi, Avrupa dillerinde rastlanacak, gelecekteki kullanımların habercisidir. Benzer bir kullanım Arap kaynaklarında mesela, 1330’larda Anadolu’yu anlatırken kullanılır. Buna rağmen tarihselleştirilmiş bir yaklaşım, yarımadanın kendilerini tanımlamak için “Türk” ifadesini kullanan, çoğunluğu Türkçe konuşan Müslüman ahalisinin, ülkelerini tanımlamak için “Türkiye” kelimesini Birinci Dünya Savaşı’nın ertesinde benimsedikleri gerçeğini de görmezden gelemez.
Sayfa 70·Kitabı okudu
giriş
Bilhassa 1920’lerden, yani Türkler ile Yunanların ( bir anlamında Rumların) Anadolu’ya hakimiyet savaşlarının ardından, “Rum diyarı” deyiminin yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti topraklarının geçmişinden bahsederken dahi kullanılması şüphesiz çetrefil bir durum yaratıyordu.
Sayfa 48·Kitabı okudu
giriş
Zaten etnik kimlik kavramını ve ilgili sözcükleri sınıfsal, kültürel, ahlaki boyutlardan bağımsız bir biyolojik-generik yapıdan söz ediyormuşuz gibi kullanabileceğimiz kanaati, çağdaş bir yanılgı bana kalırsa.
Sayfa 35·Kitabı okudu