Tevhid ve Sünnet davası, tüm canlılığıyla aramızda ve kıyamete dek olmaya devam edecek. Bize düşen; onun sünnetiyle ahlaklanmak, onu yaymak, insanları ona da-vet ve onun örnekliği etrafında oluşan şüpheleri berta-raf etmektir. Bu, ona olan sevgimizin ve nasihatimizin gereğidir.
Rabbimizin bildirdiği gibi çoğunluk ise düşünmez, akletmez, atalar yoluna tabi olur. Ne fıtratın sesine ne de resûllerin çağrısına kulak verir. Bulduğuyla yetinir, çoğunluğa uyar ve fıtrattan, tevhidden sapar:
"Şayet yeryüzündeki çoğunluğa uyarsan, seni Allah'ın yolundan saptırırlar. Onlar, sadece zanna uyarlar ve yalnızca tahminle iş yaparlar." En'am - 116
Tevhid ehli müminin sevgisine ve buğzuna, dostluğuna ve düşmanlığına Allah (cc) karar verir.
Onun dostu Allah'tır (cc), Resûl'üdür (sav) ve müminlerdir. Düşmanı tağuttur ve tağutun kullarıdır.