Zor olanın ne olduğu soruldu, "kendini bilmek" dedi; kolay olan? "Başkalarına öğüt vermek." Thales
Düşünce
Dün tarihe atıfta bulunarak bir soru sormuştum. Devam edelim. Bizde bizden sonrası için bir tarihiz aslında. Ne bırakabiliriz? Thales, Solon, Kierkegaard, Sarte, Dante, Kafka... yüzlerce isim... Thalesle aramızda binlerce yıl var ama bir adım ileri geçebildik mi!?
Duygu ve Düşünce
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Sorular her zaman cevap almak üzerine sorulmaz. Bazen de düşünmek üzerine sorulur. Aramızda yaklaşık 3000 yıl fark olan Thales'e saygıyla...
Duygu ve Düşünce
Kaygı
İnsan, doğası gereği kaygı duyan bir canlıdır. Karar verirken veya eyleme geçerken kendi etik ve ahlak ilkelerinden yola çıkarak bir sonuca varır; vardığı bu sonuç ise onun ya iyi ya da kötü hissetmesine yol açar. Peki, insanın kendi etik anlayışı nasıl oluşur? Bir eylemin sonucuna veya sadece "doğru" olup olmadığına odaklanmadan önce, insan hayata karşı nasıl bir duruşu olduğunu ve daha sonrasında da nasıl bir duruşu olması gerektiğini bilmelidir. Kişi, mevcut karakterinden yola çıkarak gelecekte nasıl bir insana dönüşebileceğine karar vermelidir; nasıl bir insan olmak istediğini seçmeli ve ona uygun davranmalıdır. Örneğin, sürekli aynı şeylerden yakınan insanların o durumun içinde hapsolup kalmalarının temel sebebi, aslında neden yakındıklarını bilmemeleridir. Yakınılan durumun gerçek sebebi bilinirse, ortada yakınacak bir şey kalmaz; çünkü bilinen gerçeğe göre eylem alınabilir ve süreç değişebilir. Bilmek kaygıyı azaltan yegane şeydir; her kaygının temel sebebi mutlak olarak bilinemeyebilir ama en azından ne kadar bildiğini bilirsen kaygılanmana gerek kalmayabilir. İşte bu örnekten yola çıkarak, sürekli yakınan bir insan olmak yerine, nasıl bir insan olmak istediğimize karar vermeli ve ona uygun adımlar atmalıyız. Sadece istemek, zihinde oluşan binlerce düşünceden yalnızca bir tanesidir; eyleme geçirilen düşüncenin karşılığı ise fiziki dünyada somutlaşır. Peki, olmak istenilen insan nasıl bilinir? Bunun mutlak bir yolu yoktur. Her süreç bireyin kendisine bağlıdır çünkü her birey farklıdır. Nasıl ki kimsenin parmak izi bir diğerine benzemiyorsa, hiçbir insanın hayat yolu da bir başkasınınkine benzemez, benzeyemez. Birey, kendi varlık gerçeği içinde şekillenen bir canlıdır. Çevresel faktörlerin değişmesi bu süreci etkiler ancak insan sadece dış dünyayla sınırlı
Bir adam Ali bin Ebu Talib'e gelerek şöyle dedi:"Sana dört soru soracağım, bana cevap ver:Vacip (gerekli) olan nedir ve evcap (en gerekli/daha vacip) olan nedir?Yakın olan nedir ve en yakın olan nedir?İlginç (garip) olan nedir ve en ilginç olan nedir?Zor olan nedir ve en zor olan nedir?"Müminlerin Emiri şöyle cevap verdi:Vacip olan: Allah'a itaat etmektir; Evcap (daha vacip) olan ise: Günahları terk etmektir.Yakın olan: Kıyamet günüdür; En yakın olan ise: Ölümdür.İlginç olan: Dünyadır; En ilginç olan ise: Dünyayı sevmektir (ona bağlanmaktır).Zor olan: Kabirdir; En zor olan ise: Oraya azıksız (salih amelsiz) gitmektir "Ey kalpleri evirip çeviren Allah'ım, kalbimi dinin üzere sabit kıl."
Din
Thales, neyin zor olduğunu sorana: "Kendini tanımak"; neyin kolay olduğunu sorana: "Başkasına akıl vermek"; neyin en tatlı olduğunu sorana: "Kavuşmak"; Tanrı'nın ne olduğunu sorana: "Başı sonu olmayan şey"; gördüğü en acayip şeyin ne olduğunu sorana: "Yaşlı bir tiran"; insanın talihsizliğe en kolay nasıl katlanacağını sorana: "Düşmanlarını daha kötü durumda gördüğü takdirde"; en iyi ve en doğru nasıl yaşanacağını sorana: "Başkalarında kınadığımızı kendimiz yapmadığımız takdirde" diye cevap vermiştir. Ünlü Filozofların Yaşamları ve Öğretileri
Felsefe