Kendinden sonraki Yunan filozofları Thales'i Birinci Filozof olarak kabul etti.
Sayfa 6 - Beyaz Balina Yayınları
Milet
İyon birliğini oluşturan 12 kentten biri olan Milet, M.Ö. 8. ve 7. Yüzyılda altın çağını yaşadı. Deniz yoluyla yaptığı ticareti geliştirdi. Akdeniz, Marmara ve Karadeniz kıyılarına, kendisinin çok zenginleşmesini sağlayan, 90 yavru kent kurdu. Kolonizasyon hareketi ile yeni ülkeleri tanıyan ve maddi bakımdan rahat bir yaşama kavuşan Milet’te, dünya ve evrenin incelenmesi ile, ilimdeki ilk adımlar atılmaya başlandı. Hiçbir Siyasal etki altında kalmaksızın, yalnızca doğruya ulaşma umurunda çaba harcama, dünyada olup biten şeyleri doğaüstü güçlerle değil, doğaya egemen olan yasalarla açıklama eğilimi ilk olarak Milet’te filizlendi. Başlangıçta bilim ve felsefe aynı şeydi.  Milet’in öncülüğünde, İyonya’nın Aydın kişilerinde kıpırdamamaya başlayan düşünce hareketleri dinin ve taassubun zincirlerini kırmaya başladı. Doğada belirli ve değişmez kanunlar bulunduğunuz sezmiş olan filozoflar, dünyanın temel maddesinin ne olduğu sorusuyla ilgilenmeye başlamışlardı. İonia’da da ortaya çıkan ilk doğa felsefesi akımı, Miletli Tales‘le başlamıştır. Olayların açıklanmasına fizik bakımından yapmaya çalışan, aritmetik ile geometrinin incelenmesinde akıl yürütmeyi ilk uygulayan bilgin Thales ‘tir. Thales okulunun Öncü kişilerinin düşünceleri ilk bilimsel varsayımlar idi(düşünürlerin kendilerine sordugu soru, yanıtlanması gerekli soruların gücü ve inceliği, daha sonraki araştırıcılar esin kaynağı olmuştur. Milet, M.Ö. 494’te Persler tarafından tamamen yıkıldı.
Sayfa 113·Kitabı okudu
Reklam
Kitaba giriş -Sokrates Öncesi-
Batı felsefesinin kökleri, Yunan filozofların beşinci ve altıncı yüzyıllarda yaptıkları çalışmalarda saptanabilir. Zaman içinde Sokrates öncesi (Presokratik) filozoflar adıyla anılmaya başlanan bu düşünürler, çevrelerindeki dünyayı sorgulamaya yöneldiler. Bu filozoflar, çevrelerinde olan bitenleri Yunan tanrılarına bağlamak yerine, dünyayı, evreni ve kendi varoluşlarını açıklayabilen daha akılcı açıklamalar getirme arayışına girdiler.
Sayfa 9 - Say Yayınları 11. Baskı·Kitabı okuyor
Alıntı
Thales'ten tutun da üniversitelerimizdeki profesörlere, en hayalperest akıl yürütücülere ve onlardan intihal yapanlara kadar hiçbir filozof oturduğu sokağın terbiyesini dahi etkileyememiştir. Niçin? Çünkü insanlar metafiziğe göre değil, âdetlere göre hareket eder.
Felsefe
“Doğada hiç durmaksızın devam eden devinimlerin, varoluşların, yok oluşların, ele avuca gelmeyen duyguların gerisinde bir neden olmalı. Bütün bu mitleri, efsaneleri itiyorum elimin tersi ile, bana öyle bir neden söyleyin ki aklım boyun eğsin karşısında.” - Thales
Sayfa 34·Kitabı okudu
ESKİ YUNAN'DA FELSEFE -II-
(...) Thales, sözüm ona “büyüklüğün ölçüsü”nü koyarak, her şeyin aslının su olduğunu söyledi. Muhtemelen, her şeyin nasıl olup da sudan geldiğini de anlatmıştı. Her şeyin olmasa da, eskilerin “anâsır-ı erbaa” dedikleri dört temel unsurun: Toprak suyun soğuyup katılaşmasından, hava suyun ısınıp buharlaşmasından, ateş havanın ısınıp sıkışmasından… Fakat bu değişimin sebebi de, gâyesi de belli değildi: Suda neden toprak, hava, ateş olmak “istidadı” veya niçin toprak, hava, ateş olmak “iştiyakı” bulunsun? Eski Yunan filozoflarının ilki sayılan Thales, bu meseleyi düşünmemiş veya çok basit bir cevabı olduğunu bildiği için üzerinde durmaya gerek duymamıştı. Fakat talebesi Anaksimandros, üstadının bu ihmâlini veya tecahül-ü ârifanesini açıklamak lüzumunu hissetti: “Her şey, aslına dönücüdür!” Her şey aslına dönücü olduğuna göre, demek ki, her şey aslını arayıcıdır… Kâinatta her şey, yaratılış aslı ne ise onu özler, onu ister, onu arar… Şu hâlde su, bir başka şeye, bir başka şey, daha başka bir şeye dönüşürken, bu küllî arayış ve özleyişin nizâmı içindedir… Dolayısiyle su, her şeyin aslı ve ana kucağı değildir… Her şeyin aslı ve ana kucağı, ancak belirsiz ve sınırsız bir ana madde olabilir… Belirsizliği bir tarafa, bu ana maddenin temel vasfı “sınırsız, nihayetsiz” (apeiron) olmak olabilir ki, su da dahil, bunca sınırsız ve bitimsiz şey ancak böyle bir yaratılış aslına kavuşmak isteyebilir… Her şey aslına dönücü olduğuna göre, su da dahil, her şey apeiron’a dönücüdür… __Tam olarak böyle olmasa da, aşağı yukarı bu şekilde, Anaksimandros, hocası Thales’in felsefesini, bir taraftan tamamlıyor, öbür taraftan yıkıyordu. Tamamlıyordu, çünkü temel kavramlarını, hareket noktasını, peşin fikrini hocasının felsefesi sayıyordu. Yıkıyordu, çünkü hocasının felsefesinin
Selim Gürselgil, (I. Dönem, Sayı 9, Nisan 1998 Feyyaz Aksakal imzasıyla), ESKİ YUNANDA FELSEFE -II-.
Akademya Yazıları
Reklam
Reklam