Kitap şiir gibi akıcı bir şekilde bir çırpıda bitiyor fakat arada çokça karşımıza çıkan Hintçe terimler cidden zamanla sinir bozucu olabiliyor. Bu kitabı okurken sanki fantastik bir evrende, bir Orta Dünyada geçen bir roman okuyor gibi; ya da başka bir dine ait bir kutsal kitap okuyor gibi hissedebilirsiniz. Çünkü yazar aslında Uzak Doğu felsefesi ile ilgilenen öğrencilere yazılan bir kitabın içindeki belirli cümleleri derleyerek bu kitabı yazmış. Temelde kitabın bize öğrettiği şey; eğer Nirvana’ya ulaşmak istiyorsan dünyevi mutluluklardan ve acılardan sıyrılıp, geçici haz ve heveslerden uzaklaşıp, gözle görmeyi bırakıp kalple görmeye başlamamız gerektiğidir. Uzak Doğu felsefeleri ile ilgilenenler için güzel bir eser olmuş.