“İnsanları seviyorum ama kendi kendime şaşıyorum da, insanlığa olan sevgim arttığı ölçüde kişilere olan sevgim azalıyor. İnsanlığa hizmet yolunda büyük işler başarmayı düşlüyorum sık sık, gerçekten de insanların mutluluğu uğruna çarmıha gerilmeye bile giderim belki, ama öte yandan bir insanla aynı odada iki gün yalnız kalmaya dayanamam, bunu deneyimlerimden biliyorum. Bana yakın olunca kişiliği onurumu eziyor, özgürlüğümü kısıtlıyor. Bir gün içinde dünyanın en iyi insanından bile nefret edebilirim: yemeği yavaş yavaş yemesi bir kimseden nefret etmeme yeter. Başka birinden nezlesi var, ikide bir sümkürüyor diye nefret edebilirim… Yanıma yaklaştıkları anda düşman kesiliyorum insanlara. Gel gelelim, kişilerden nefret ettiğim ölçüde, insanlığa olan sevgim artıyor.
Saygı konusunda çok ince düşünen insanlar için bu toplum tam bir cehennem. Siz en ince konularda bile insanlara karşı hassas yaklaşırken, insanlar en bariz konularda bile olağanüstü anlayışsız ve umursamazlar.