"Kuyu kazdığımız bizim yukarı
düzlük, bütün âlem, uzaktaki soluk renkli evler, titrek kavaklar, kıvrılan tren
yolu, her şey güzeldi ve bu hoş duyguya evinin kapısında az önce gördüğüm
kırmızı saçlı güzel kadın sayesinde kapıldığımı ruhumun bir yanıyla
hissediyordum.
Aslında yüzünü tam görememiştim. Annesiyle acaba niye kavga ediyorlardı?
Edası etkilemişti beni. Kırmızı saçları ışıkta tuhaf bir şekilde parlamıştı. Bir an
bana eskiden tanıdığı biriymişim gibi, burada ne işin var diye sorar gibi bakmış,
tam o sırada göz göze gelmiştik. Sanki ikimiz de bir hatırâyı arar, hatta sorgular
gibi bakmıştık birbirimize."