Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Sen bana bir savaşda kahramanca dövüştüğü halde, sırf ordusu arkasından gelmediği için barış masasına oturmak zorunda kalmış, yendik bir komutanı hatırlatırdın Gülay. Aşkını savaş meydanlarına bırakmış gibiydi ve ben seni o coşkulu, o heyecanlı, o hayatın gürül gürül aktığı meydana tekrar götürmek istiyordum. Sende bana hep “hayat değil huzur” demek istiyordun ama diyemiyordun. O aşk Ankara’da yaşandığı için mi öyle demek istiyordun?
Ki
Başlarken devam etmekte tereddüt etmiş olmama rağmen, Küçük Prens esintilerini keşfettiğim andan itibaren bir an önce okumak ve kitabı bitirmek istedim.
Kitabı bitirdiğiniz zaman çok tatlı ve hayatın içinden mesajlar alacağınızdan emin olabilirsiniz.
İçeriğine değinecek olursam;
1. Labirentte; kitaplar muntazam bir şekilde dizilmiş olsa da, çocuğun eksikleri fark etmesi; akademisyenin uzun zamandır görmezden geldiği bir şeyi fark etmesine neden oluyor. Gün içerisinde 60 tane kitap okuyup, kendini daha bilge hissediyor olsa da bu tutumu ile kitapların gerçek değerini ve hissettirdiklerini unutuyor.
2. Labirent öyküsü ise beni en çok etkileyen hikaye oldu. Kitapları kısaltıp insanların okuması için kısa yollar bulan bir bilgeye verilen zekice bir dersten bahsediyordu. Beethoven bestesini hızlandırması ve bilgeye kendi ilham kaynağı ile ders vermesi çok güzeldi. Konunun özünde “bu besteyi, böyle de dinleyebilirsin ama tamamını dinlediğinde aldığın keyfi alamazsın” yatıyordu. Aynı şeyin kitaplar için de geçerli olduğunu ve kısaltılmaması gerektiğini güzel bir metafor ile anlatmıştı.
3. Labirentte ise; tamamen maddi kaygılardan yola çıkılarak; popüler olanı sevme iç güdüsü konu alınmıştı. Burada ise; önemli olan herkese hitap edeni bulmak değil, gerçekliği ve hikayesi olanı sevmek mesajı atıyordu. Hiç bir maddi gücün, bir kitabı eline aldığında hissettiğin duygulardan öteye gidemediği mesajı güzel vurgulanmıştı.
4. Labirent ise; kitabın son ve konu aldığı en önemli duygulardan birimin mesajıydı. Merhamet ve empati. Kitapların başka insanlarla empati kurmamızı sağlıyor olması, en doğru şekilde vurgulanmıştı. Kitabın son hikayesi olması, son cümlelerin de daha anlamlı olmasını sağladı bence.
Beni en çok etkileyen kısım ise; küçük bir değişim bile bir değişimdir