Evet bir kitap incelemesinin daha vakti geldi. Her kitap okumaya başladığımda heyecanım tavan yapıyor. Acaba bu kitapta beni neler bekliyor, bana neler öğretecek, beni nasıl bir kurguyla ya da nasıl bir gerçeklikle farklı dünyalara, hayaller alemine götürecek diye merak, sevinç ve bir parça sabırsızlıkla soruyorum kendi kendime. İşte bu kitap ta yine aynı heyecanla birlikte bu sorularıma çok güzel cevaplar verdi.
Akilah Azra Kohen, "Gör Beni" isimli mükemmel eserinde gerçekleri çoğu yerde tane tane, bazı yerlerde detaylandırarak, okuyucuya çok hoş, doğru ve yerinde kinayeler yaptığını açıkça göstererek hikayeleştirmiş. Öyle güzel bir kitap olmuş ki yazarın cümleleri; okudukça okuyası geliyor insanın. Ben kendi adıma sanki böyle gerçek hayattan alınmış, harika bir film izliyormuş gibi hissettim. Bitmesin istedim kitap ama olayların sonuçlarını mutluluk ve sabırsızlıkla çektim gelsin diye. Kullandığı dil bazen detaylara, hislerini daha iyi ve daha güzel ifade edebilmek için fazlalığa kaçmış gibi gelse de anlaşılır ve beğenilecek düzeydeydi. Bu kitabın türü ne acaba diye soracak olursanız; hem aşk romanı, hem eğitici-öğretici (didaktik) bir roman, biraz tarih, biraz felsefe, biraz psikoloji gibi gibi her şeyiyle okuru saran bir türde diye cevaplamam kesinlikle doğru olacaktır. Çünkü okurken bunu kendime sorduğumu biliyorum.
Gelelim kitapta nelerden bahsettiğine; başlarda parçalı olaylar gibi algılayacaksınız. Önce Osmanlı sonrası yani Cumhuriyetin henüz ilk yıllarında ortaya çıkmış, eskiye dönüşü hayal eden bazı "dış güçler" ve bunların "kandırdığı" (kandırma yöntemleri temelde tabii ki din, dil, ırk vb. günümüz şekillerinden) Osmanlı ve padişahın "kulu" olma meraklıları.. Atatürk'e karşı olan düşünceleri, söylemleri, uygulamaları kinaye ile çok güzel yazmış yazar.