Ey iradeli efendi, sen ateşte yanan, soğukta donan, suda buğulan, bir saniye havasız yaşayamayan birkaç okka kemik ve et yığınısın. Senin denge akıl dediğin şey vücut makinesinin, gerekli uyuşumu sağlamak için, birçok koşullar altında sürçmeden işleyebilmesinden ibarettir. Açken başka türlü düşünürsün. Tokken , sarhoşken, keyifliyken, üzüntülüyken sıcakta, soğukta,ferahlı yerde, sıkıntılı yerde hep düşünce duygu ve görüşün değişir. Havaya göre dünen bir fırıldaksın. Gözlerine ne renkte bir gözlük geçirirlerse âlemi o boyda görürsün. Daima yediğin, içtiğin şeylerin ve dış âlemin etkileri altında işleyen bir ayna gibisin. O çok güvendiğin iraden bu etkilerin zerresinden seni kurtaramaz. Çünkü o kendisi tıpkı sıcakta uzayan, soğukta büzülen bir pösteki parçası gibidir.
Delilerin iki türlü talihleri vardır. Akıllara aykırı düşen ekstra çılgınca atılganlıklarında başarılı olurlarsa dahi unvanını alırlar, başarılı olmadılarmı doktorların ellerinde kalırlar.