Kübra

Hiç kimse bütünüyle zeki ya da tamamen aptal değildir. Aynı şekilde hiç kimse her şeyiyle çekici ya da tamamıyla çirkin değildir. Oturduğunuz odanın yerlerine bakın şimdi. Mükemmel temizlikte mi? Her noktasında kir ve tozlar mı birikmiş? Ya da kısmen mi temiz? Bu evrende mutlak yoktur. Eğer yaşantınızı mutlaklık sınırlarına doğru zorlarsanız sürekli bunalımda hissedersiniz çünkü algılarınız gerçeklerle örtüşmez.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Şeyh Galip diyor ki ey insan değerini iyi bil zira sen bu alemin Özü ve kainatın gözbebeğisin: Hoşça bak zâtına Zübde-i âlemsin sen Merdüm-i dide-i ekvân olan ademsin sen
Herhangi birinizin tövbe etmesinden dolayı Allah Taala‘nın duyduğu hoşnutluk ıssız çölde giderken üzerindeki yiyecek ve içeceği ile birlikte devesini elinden kaçıran, arayıp taramaları sonuç vermeyince deveyi bulma ümidini büsbütün kaybederek bir ağacın gölgesine uzanıp yatan, derken yanına devesinin geldiğini görerek yularına yapışan ve aşırı derecede sevincinden ne söyleyeceğini bilmeyerek “Allah’ım sen benim kulumsun ben de senin Rabbinim” diyen kimsenin sevincinden çok daha fazladır.
Bizi Allah ile aldatmak isteyenlere aldanmaya razıyız
Abdullah İbni Ömer iyi halini gördüğü ve bilhassa namaz kıldığını öğrendiği bütün kölelerini azat etmeye başlamıştı. dostlarından biri onu uyarma gereği duydu. Kölelerinden bir kısmının sırf azad edilmek için camiye gittiğini söyleyince ona: Bizi Allah ile aldatmak isteyenlere razıyız karşılığını verdi. Çeşitli sebeplerle 1000’den fazla köle azat etti.
Abdullah İbn Ömer
Resul-i Ekrem’in vefatından sonra ona olan sevgisinden dolayı, fahri cihan efendimizin namaz kıldığı yerleri öğrenip oralarda namaz kılar, yürüdüğü yollarda yürür, gölgelendiği ağaçların altında oturur, kurumasınlar diye onları sulardı. Hele efendimizin selamlaşma konusundaki buyruklarını yerine getirme hususunda pek titiz davranırdı. Hiçbir işi olmadığı halde sadece müslümanlarla selamlaşmak için sokağa çıkar, büyük küçük karşılaştığı herkese selam verirdi.