Resulullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu
“Bir ordu Kabeye saldırmak üzere yola çıkacak bir Çöle geldiklerinde baştan sona bütün ordu yere batacaktır.”
Hazreti Ayşe derki, bunun üzerine ben, ya Resulallah onların arasında ticaret için yola çıkanlar ve kötü niyetli olmayanlar varken niçin hepsi birden yere batacaktır diye sordum Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem
“Hepsi birden yere batacak, ahirette yeniden diriltilip niyetlerine göre hesaba çekileceklerdir.” buyurdu.
ilk kitaba göre iyiydi bence... Bu içinde rahatsız edici unsurlar yok demek değil tabi ama sanırım benim kırmızı çizgim yine ezik büzük kadınlar. İlk kitapta Rika delirtmişti beni. Kızı resmen yerden yere vuruyorlardı, sonra Rika hazırlan partiye gidiyoruz... Ve bizimki ördek yavrusu gibi peşlerinde atlılarmıdır neyse onların. Deli olmuştum hiç birine "Ya sen kimsin be! Bi s..r git!" diyememesine. Ancak burada bir Banks var ki ilk kitaptan kalan tüm o sinirimi yatıştırmakla kalmadı ayrıca Rika'ya bile benim için çok güzel ayar verip durdu. Kitap Demon'un intikamını almasını beklemekle geçti ve nihayet o anlar geldiğinde, "Bu mudur be?" dedim durdum ama yine de yazarın kalemi bence iyiydi ki kitaptan kopmadım, okurken sıkılmadım. Gabriel'e verip veriştirdim (kendisi Banks'ın babası olur), arada Banks'e abisine bağlılığı yüzünden çok kızamadım tabi bazı şeyler biraz rahatsız edici olabildi zaman zaman gerdi beni. Kitapla ilgili en büyük eleştiri Kai'nin, Demon gölgesinde kaldığıydı ama bende öyle bir etki bırakmadı. Kai okumayı sevdim üstüne üstlük Demon'ın hikayesini de delicesine merak etmeme sebep oldu tabi. Kitapta mantıksızlık yok muydu peki elbette vardı. Buradan sonrası biraz spoiler olabilir....
Siz bu adamın, yani Demon'ın intikam almak için beklediğini biliyorsunuz. O kadar imkanınız var madem üstelik değil ülkeyi şehri bile terk etmediğini düşünüyorsunuz eeee tutun bir kaç adam? Arasınlar Demeon'ı? Üstelik saklanabileceği yerlerde, belli ki nerelerde gezindiği de ortada (yani sizin etrafınızda cirit atıyor adam?)
Bir de iletişimsizlikleri öldürdü beni... Kai, neredeyse tüm hikaye boyunca Banks'i Demon'a aşık, saplantılı bişi sandı durdu da yıllardır Demon ve Banks'in kardeş olduğunu bilen Michael ağzını açıp "Yok o iş öyle değil." demedi ya delirdim. Neymiş
Duyduğum yorumlardan, kitap kapağının güzelliğinden ve arka kapak yazısının çok iddialı oluşundan beklentimin epey yüksek olduğu bir kitaptı. Baştan sona sıkılmadan okudum. Dili o kadar akıcıydı ki ne ara bitirdim anlamadım. Kurgusu da epey güzeldi ve orijinaldi. Sonlara doğru "eee yani kitap bitti 2. kitapta ne oluyor ki?" diye düşündüm. Ta ki son 10 sayfasını okuyana kadar. Süper bir sondu. İki kitaplık bir seri olması da bir artısı.
Konusuna gelecek olursak: Çok uzun zaman önce Çoban Kral adında bir kral yaşarmış. Çoban Kral'dan önce insanlar Orman'a olan saygılarını ve minnetlerini göstermek için Ormanın Ruhu'na giderlermiş. Ormanın Ruhu da buna karşılık insanlara çeşitli büyüler verirmiş.
Çoban Kral geldikten sonra Ormanın Ruhu'nun verdiği bu büyüleri kendinden maddi ve manevi parçalar vererek kartlara çevirmiş. Bu süreçte yaşadıklarını ve kartların yaralarını ve zararlarını anlattığı "İkiz Kızıl Ağacı Kitabı"nı yazmış. Kartlar yüzünden artık insanlar Ormanın Ruhu'na gitmez olmuş. Bunun üzerine sinirlenen Ormanın Ruhu, Blunden'i Sis ile kaplamaya başlamış ve Sis'e yakalananlar ölmeye başlamış. Bazı çocuklar ateşlenmeye ve sonrasında enfekte* olmaya başlamış. Önceleri enfekte olanları iyileştirmeye çalışırlarken, Rowan Ailesi tahta geçtiğinde enfekte olan çocukları ve onları ihbar etmeyenleri öldürmeye başlamış. Sis her Ekinoks ilerlemeye ve tehlikeli bir hale gelmeye devam etmiş.
11 yıldır enfekte olan Elspeth'in birgün eve giderken karşılaştığı haydutlar hayatını kökten değiştirir. Kralın Şövalyeler Komutanı ile müttefik olur ve daha önce bilmediği sırlar öğrenir.
(*: Enfekte olan kişilerin kanları mürekkep rengindedir ve karşılığını iyi ya da kötü ödedikleri bir büyüye sahip olurlar.)
Bir Karanlık PencereRachel Gillig