Kübra

“Bizim barut altı ay kadar, kum gibi zararsız durdu; çünkü yanında onu patlatacak hiçbir ateş yakılmadı.”
Reklam
“Cebinizden örgünüzü çıkarın, şimdi de bıraktığımız yerden bugüne kadar Mr Heathcliff’in hikayesini anlatın. Avrupa’da öğrenimini tamamlayıp bir beyefendi olarak mı geldi? Yoksa okulun iç hizmetlerinde çalışmak karşılığında, bir kolejde ucuza okuma olanağı mı buldu? Ya da Amerika’ya kaçtı da bu ikinci vatanında yaptığı işlerde çok mu kârlı çıktı? Yoksa İngiltere’de dağa çıkarak tez elden bir servet mi yapabildi?”
Benim yaşamım onda odaklaşır. Yeryüzünde her şey yok olsa da yalnız o kalsa, ben var olmakta devam ederim; başka her şey yerinde dursa da yalnız o yok olsa, evren bana tümüyle yabancılaşır. Ben artık bu evrenin bir parçası değilmişim gibi olur. Linton’a olan sevgim ormandaki ağaçlar gibidir. İyice biliyorum ki, kış ağaçları nasıl değiştirirse, zaman da benim sevgimi değiştirecektir. Heathcliff’e olan sevgim ise toprak altındaki değişmez kayalar gibidir. Görünüşte pek hoşa gidecek yanı yoktur ama onsuz olmaz. Nelly, ben Heathcliff’im! O hep, ama hep benim aklımda. Bir zevk olarak değil, tıpkı benim de kendim için her zaman bir zevk olmadığım gibi, ama kendimmişim gibi, tıpkı o benmiş gibi!
“Biz buralılar, ilk adımı yabancılar atmadıkça, onlara pek yaklaşmayız, Mr. Lockwood”