Biz kırıldık daha da kırılırız
Ama katil de bilmiyor öldürdüğünü
Hırsız da bilmiyor çaldığını
Biz yeni bir hayatın acemileriyiz
Bütün bildiklerimiz yeniden biçimleniyor
Şiirimiz, aşkımız yeniden,
Son kötü günleri yaşıyoruz belki
İlk güzel günleri de yaşarız belki
Kekre ( Buruk ) bir şey var bu havada
Geçmişle gelecek arasında
Acıyla sevinç arasında
Öfkeyle bağış arasında
Ve kurt masalı bitti. Genetik istifa. Bir kuzuya aşıksam, avlanabilirliğim sorgulanır. Apartmanlarda, evlerde pençelerim satışta. Pençelerim barışta. O barış ki öldürür beni, fark etmeden -Yavaşça- Aşkın barış olduğunu söyleyen kim? Bir adem. Aşk kurda bir gelir, o da kuzudur. Bir kuzudur taze. Aşk budur.
Kendimi kurban ettim. Kurt tarafım sevindi buna. Kurt tarafım kokunu izledi. Bir kurdun diyeti, bir kurbanın yenmeyen etiymiş. Yemedim, izledim, uyumadım. Bir şair defterine boş notlar düştüm. O yazarken ben kurt avcılarıyla görüştüm. Tuzaklar kurulmuş, dikkatimi değiştirdim. Esmerdim, eskidim ve kalemim tükenmez. Ya da o kendini öyle sanırken, bir denizatı ve ben, kurt ve kuzunun masalına gülerken OLDUM ben. ''AŞK değil AŞIK'', uyku değil rüya, hepsi oldum. Nezaket nedir? Benim sandığım şey mi? Sadelik konuşmamakla mümkün.