-SPOİLER UYARISI-
Patrick Ness, okumayı uzun zamandır istediğim bir yazardı ve Son ve Ötesi kitabı sayesinde bu arzum tahakkuk etti. Dilinin ağır ve yavaş olduğu çokça söyleniyordu lakin bana kalırsa kitabın dili ne ağırdı ne de yavaştı. Hatta fazlasıyla akıcı olduğunu bile söyleyebilirim.
Kitabın büyük bir ters köşe yaptığı doğru fakat bu beni mutlu etmedi yahut kitabın değerini gözümde yükseltmedi. Hatta okurken bir ara "Yazar şimdi bunu nasıl toparlayacak ki? Keşke sahiden ölümden sonrasını anlatsaydı." demiştim kendi kendime ve sonradan kendime böyle tümceler sarf ettiğim için kızmıştım zira yazara haksızlık etmiştim.
Kitap bir bilim kurgu.
Ben başlarda fantastik bir şeyler okuyacağımızı ve yüksek ihtimalle çocuğun hayatına, travmalarına ve vicdanını sızlatan hatalarına şahit olacağımızı düşünmüştüm lakin hikâye çok farklı yerlere gitti.
Aklımda asla "Çocuk aslında ölmemiş olabilir mi?" tarzında düşünceler olmadı.
Yazarın yarattığı evreni ve evrenin içinde var olan diğer şeyleri sevdiğimi rahatça söyleyebilirim ki zaten kitabın beni meyus eden yanı bu değildi.
Öykü beklediğimden farklı ilerlemeye devam etti ve yazarın yaptığı ters köşenin şokunu yaşamam gerekirken haddi zatında Seth'in hâlâ ölü olabileceğini düşünüyor, bu ihtimalin verdiği heyecanla kitaba hızla devam ediyordum.
Sonra bunun olmayacağını fark ettim tabii. Yine de kitaba büyük bir heyecanla devam ettim.
Bir yandan beklentilerimin üstünde bir kitap oldu, bir yandansa cevaplanmayan bir ton soru ve açıkta kalan sonuyla beni derin mi derin, dibine görene değin Seth, Regine ve Tomasz üçlüsünü düşüneceğim bir kuyuya düşürdü.
Sonu epey açıktaydı aslına bakılırsa. Yazar en azından Seth'in yeni hayatına (aslında eski hayatına)- tabii gidebildiyse- dair bir anı paylaşsaydı kitabın sonu daha iyi olabilirdi.