Görmek istediği filmler, kısa süre önce seyrettikleri, içlerinde kendi hayatını aradığı kurgusal bir hikâyenin hatlarını oluşturuyor, Wanda, Basit Bir Öykü. Onlardan kendisine bir gelecek çizmelerini bekliyor.
Sırf yaşayarak, ardında kendiliğinden bir kitap yazılıyormuş gibi hissediyor ama ortada hiçbir şey yok.
Geçmişi olmayan bir şehre taşındığımız için mi, "ileri liberal toplum"un sonsuz perspektifinden ötürü mü yoksa her ikisi tesadüfen kesiştiği için mi bilemeden, tüy gibi yumuşacık bir şimdinin içinde kayıyorduk.
İçimizden geçen düşünceler dışarıdan görünüyor mu ki? İnsanın ruhunda koca bir ateş yanıyor olabilir, ama hiçbir zaman kendi kendisini ısıtamaz onunla; gelip geçenlerse yalnızca bacadan çıkan cılız dumanı görürler ve yollarına devam ederler.
Ve sadece bir anmış gibi geçen bir günün, böylesine kısa süren bir sevincin anılarımızda hep kalacağını, hiçbir zaman unutulmayacağını bilmek ne büyük mutluluk!