7,25/10
"Böyle bir anlatı kızgınlık veya tiksinti uyandirabilir, münasebetsizlikle suçlanabilir. Her ne olursa olsun, bir şeyi yaşamış olmak, kişiye onu yazmak için ebediyen geçerli bir hak verir. Yüksek hakikat, düşük hakikat diye bir şey yoktur. Ve eğer bu deneyimle kurduğum ilişkinin izini sonuna kadar sürmezsem, kadınların gerçekliğinin karartılmasına katkıda bulunmuş, yeryüzündeki erkek egemenliğinin safında yer almış olurum" (sayfa 39)
"Bugün biliyorum ki, çocuk doğurmayı arzu etmem için o çileyi yaşamış, o kurbanı vermiş olmam gerekiyordu. Üretmenin şiddetini bedenimde kabul etmek ve benim de nesillerin geçiş yeri haline gelebilmem için." (sayfa 75)
Kendini okuruna böylesi açabilmiş, bu zorlu ve hayatında kalıcı izler bırakmış "olaydan" sonra "doğru zamanda" yine de anne olabilmiş bir kadından herhangi bir şey okuyup da ilham almamak, cesaret bulmamak, okurken kötü hissettirse de bitirince güçlü hissetmemek mümkün mü, pek sanmıyorum. Ve de sanatçıların sanatına yansıtarak, sanatına dönüştürerek iyileşebilme ihtimallerine hep özenmişimdir. Bizim çoğunlukla bu kadar çırılçıplak kalacak, bağırmadan ama bağıra çağıra içimizi döküp bunu bir de paylaşacak alanımız pek yok çünkü.