Puan vermedi·60 syf.··
Beğendi
·
2022 188. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 11 Ekim 2022 01:11
Oktay Rıfat kiitabımızda dört ozan var der. Bunlardan üçü, Katullus, Vergi lius, Horatius Latin şiirinin sultanlarıdır. Martialis de öyle. Ama yine de onlardan başka bir adam. Daha üstün değil. Belki onlardan aşağı. Ama daha tatlı, daha cana yakın. İsa' dan sonra I. yüzyılda gelişen gerçekçi akımın en büyük ustası. Yalnız epig ramma'lar yazıyor. Çoğu zaman pek kısa iğnelerneler bunlar. Bu çeviriler Latin şiirini tanıtmak amacını gütmez. Ben bil gin değilim, ozamm. Gönlümün çektiği şiirleri çevirdim Türk çeye. Latin şiirini tanıtmak için hem bu azanların başka şiirleri ni çevirmek, hem de hiç olmazsa Lukullus, Yuvenalis, Persius, Tibullus gibi azanlardan da örnekler vermek gerekirdi. Ama şi ir çevirmek, şiir yazmakla bir. Yoğurdun mayası kimi zaman tutuyor, kimi zaman tutmuyor. Beğeniyorsunuz, seviyorsunuz, çeviriyorsunuz, çeviriniz bir türlü şiir olmuyor. Katullus' dan ve Horatius' dan yaptığım birkaç çeviri yi bu yüzden yırtmak zo runda kaldım.
Latin Ozanlarından ÇevirilerOktay Rifat · Yapı Kredi Yayınları · 2021112 okunma
Puan vermedi·314 syf.··
2022 8. kitabı
·
400 günde okudu
·
Okunma: 09 Ağustos 2022 00:49
“Bir kere okudum, yeter.” diyemeyeceğiniz, her okuduğunuzda farklı anlamlar yükleyeceğiniz “zamansız” bir kitap yada çevirmenin tabiriyle “insan gibi tükenmez bir maden”. “Her insanda insanlığın bütün halleri vardır” diyor Montaigne. Belki de bu yüzden neredeyse her sayfada altını çizdiğimiz satırlar, bize yakın gelen samimi ifadeler var. Çok sevdiğim birkaç alıntı ile keyifli okumalar diliyorum..:) “İnsanın, mümkünse karısı, çocuğu, parası ve hele sağlığı olmalı, ama saadetini yalnız bunlara bağlamamalı. Kendimize dükkanın arkasında, yalnız bizim için bağımsız bir köşe ayırıp orada gerçek özgürlüğümüzü, kendi sultanlığımızı kurmalıyız. Orada, yabancı hiçbir konuğa yer vermeksizin kendi kendimizle her gün baş başa verip dertleşmeliyiz; karımız, çocuğumuz, servetimiz, adamlarımız yokmuş gibi konuşup gülmeliyiz. Öyle ki, hepsini kaybetmek felaketine uğrayınca onlarsız yaşamak bizim için yeni bir şey olmasın. Kendi içine çevrilebilen bir ruhumuz var; kendi kendine yoldaş olabilir; kendi kendiyle, çekiş dövüş, alışveriş edebilir. Yalnız kalınca sıkılır, ne yapacağımızı bilmez oluruz diye korkmamalıyız: “Issız yerlerde kendin için bir alem ol.” (Tibullus) Erdem, der Antisthenes, kendi kendisiyle yetinir; ne kurallara başvurur, ne laflara, ne gösterişlere.” “Krallar hiçbir şeyimi almazlarsa bana çok şey vermiş olurlar; hiçbir kötülük etmezlerse yeterince iyilik etmiş sayılırlar bana. Bütün istediğim budur onlardan. Ama nasıl şükrediyorum Tanrıya, varımı yoğumu bana aracısız vermiş, beni yalnız kendisine borçlu kılmış olduğu için! Nasıl yalvarıyorum ona gece gündüz beni hiçbir zaman kimseye karşı ağır bir minnet altına sokmasın diye! Ne mutlu bir özgürlükle bunca zaman yaşadım: Onunla bitsin ömrüm! Bütün çabam kimseye muhtaç olmadan yaşamak. “Bütün umudum kendimde.”
DenemelerMontaigne · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202065,7bin okunma