Ormana gittim, çünkü bilinçli yaşamak istiyordum. Derinlemesine yaşamak ve hayatın iliğini emmek istiyordum. Yaşamdan olmayan her şeyi bozguna uğratmak. Öldüğümde aslında hiç yaşamamış olduğumu fark etmemek.
Ayağa kalkın! Altmış yetmiş yıl önce bu okula başlamış olan çocuklara bakın. (…) Çoğu hayatlarını biraz olsun kendi kapasitelerine uygun hâle getirmeden önce iş işten geçene kadar beklemedi mi? Başarının o yüce tanrısallığını kovalarken gençlik hayallerini heba etmedi mi? Bu adamların çoğu şimdi nergis gübresi!
Halk özünde ne kötü ne alçak ne de günahkârdır, sadece yoksulluktan, ağır çalışma koşullarından, diğer kesimler tarafından görmezden gelinmekten ve aşağılanmaktan “hırpalanmış” durumdadır. İnsanların kalbi kinle dolu ve onlardan daha zayıf herkese bu kini kusmaya hazırlar.