genellikle zihnin sakinleşmesi ve konsantre olması için çokça pratik yapması gerekir ki sonunda sistematik ve nesnel bir şekilde kendini gözlemlemeye başlayabilsin.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
çektiğim acının en derin kaynağının kendi zihnimin örüntülerinde olduğuydu. bir şey istediğimde ve istediğim olmadığında zihnim acı üreterek tepki veriyor. acı dış dünyadaki nesnel bir koşul değil kendi zihnimin ürettiği zihinsel bir tepki.
insanlar ölünce tamamen yok olup gidecek miyim? cennete mi gideceğim? Yeni Bir bedende yeniden doğacak mıyım? diye sorarlar bu sorular doğumdan ölüme dek varlığını sürdüren bir ben bulunduğu varsayımına dayanır ve asıl soru şudur; ölünce bu bene ne olacak ama doğumdan ölüme kadar varlığını sürdüren nedir ki? beden her an değişip durur, Beyin her an değişip durur, zihin her an değişip durur, kendinizi ne kadar yakından izlerseniz aslında hiçbir şeyin bir andan diğerine bile aynı kalmadığı o kadar aşikar olur. o halde bütün bir hayatı bir arada tutan nedir? eğer bunun cevabını bilmiyorsanız hayatı anlamamışsınız demektir. ve şurası kesin ki ölümü anlama ihtimaliniz hiç yoktur. hayatı neyin bir arada tuttuğunu bir gün keşfedersiniz o zaman ölüme ilişkin büyük sorunun cevabı da ortaya çıkacaktır. insanlar ruh doğumdan ölüme kadar varlığını korur ve dolayısıyla hayatı bir arada tutar der.