kim hayatta her istediğini elde etmiş ki? çoğumuz bunu başaramıyoruz, öyle birini de hiç tanımadım. olay iki insanın birbirine rast gelmesinden, eski fikirleri, hayalleri ve yanlış anlaşılmaları dışa vurmasından ibarettir hep.
insan gençken duygularının kitaplarda okuduğu duygular gibi olmasını istiyor. onların yaşamınızı altüst etmesini, yeni bir gerçeklik yaratmasını ve tanımlamasını istiyorsunuz.
bazen merak ediyorum. tutumlarımız ve görüşlerimiz değişiyor, yeni alışkanlıklar ve tuhaflıklar ediniyoruz; ama bu, daha çok bir dekorasyon gibi, farklı bir şey. belki de karakter zekaya benziyor, tek farkla ki karakter biraz daha geç doruk noktasına çıkıyor: yirmi ile otuz arasında, diyelim. ondan sonra, neye sahipsek onunla kalıyoruz sadece. kendi kendimize kalıyoruz. eğer durum buysa, çoğu yaşamı açıklıyor bu, öyle değil mi? ve aynı zamanda-eğer soyleyeceğim şey çok tumturaklı bir söz sayılmazsa-trajedimizi.