Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Müzik, nasıl soracağımı bilemediğim soruları yanıtlamıyor. Bana ne istediğimi söylemiyor. Bana hala aşık olabileceğimi hatırlatıyor ama aşık olmak ne anlama geliyor biliyor muyum, artık emin değilim. İnsanları hep düşünüyorum, yine de istemediğim kadar çok insanı incittim. Ne hissettiğimi bile bilmiyorum ama hala bir şeyler hissettiğim kesin, bir yokluk ve kayıp hissine benzese de, belki başarısızlık, uyuşukluk ya da safi bilgisizlik.
Ölüyorsun, insanlar senden bahsetmez oluyor, sonra bir bakmışsın kimse sormuyor, kimse anlatmıyor, kimse bilmiyor ya da bilmek istemiyor. Tükenmiş oluyorsun, asla yaşamamış, asla sevilmemiş. Zaman asla gölge düşürmüyor, hatıralar kül dökmüyor.
Bazı hayatlar sıralarını beklerler çünkü hiç yaşanmamışlardır, bazıları daha miadını doldurmadan yok olur, başkaları ise yeterince yaşanmadıkları için tekrar yaşanmayı bekler. Kısacası zaman üstüne nasıl düşüneceğimizi bilemiyoruz çünkü zaman, zamanı bizim algıladığımız gibi algılamıyor; çünkü zaman, bizim zaman hakkında ne düşündüğümüzü zerre umursamıyor; çünkü zaman, hayat üzerine düşünmemizin kıvrak, güvenilmez bir metaforundan ibaret. Çünkü neticede bizim için yanlış olan zaman değil, biz de zaman için yanlış değiliz. Yanlış olanın hayatın ta kendisi olma ihtimali var.