yapilan eylemler kimin icin yapilir cogunlukla? sayet kendin icin yapmiyorsan. eylemlerinin toplumun isteklerini yapmaktan oteye gecmedigini farkettigin o ilk ani hatirliyor musun? adem'in elmadan aldigi ilk isirik gibi. sicacik ve sulu. sende beynini donduran bir ruzgar altindaymissin gibi tezahur etmisti bu durum. caresizlik tuzlu inciler gibi akmisti gozlerinden. cok sonralari farkina varmistin hani agladiginin. bir muddet ayaktaydin. dunya kucucuk olmus da oturacak bir yer yokmus gibi, ya da sen kendini hicbir yere sigdiramiyormussun gibi ayaktaydin. annen bir minder getirdi sonra sana. ne tuhaf dimi? evdeki tum koltuklari yakmis, tum sandalyeleri kirmisti halbuki cok onceleri. belki tum o isleri senin halletmeni istedigindendi. evindeki esyalardan birine cevirmek istiyordu seni, ama sadece misafir geldiginde cikarilan o kiymetli esylardan birine. vitrinde sergilenen, yilda 2 kere tozu alinan o gumus yaldizli kadehler gibi. halbuki onlarin parlakligi kullanilmamalarindandi. sen de bunu cok sonradan anladin. anlayinca attin kendini, paramparca ettin. belki yumusakca da inebilirdin ama iste, sen de biliyorsun. asisin. hem de dunyanin en yumusak huylu asisisin. kendimle kavganin sirasi degil simdi diyorsun ama senin kavgan hic bitmiyor ki. ustelik bunu dunyaya cicekler ekerek yapiyorsun. cicekleri yasatmak icin, sen, kendini solduruyorsun. umursamiyorsun, cunku hala guzel masallara inaniyorsun.
bir agactim ve diyordum
elbette yalnizlik kapacak ormandan ayrilani
elbette bitmeyecek hicbir sey
elbette ortasinda kalacagiz her yerin
ama istemeye istemeye buyumus bir agac daha agactir
biri beni bulsun diye beklemedigim yeryuzu
daha yeryuzu
kurusun
kupkuru olsun diye
hic su gecmeyen bir yere seriyorum icimi
kim bilecek
bir dagda bir ruzgar bir tasi kucultuyordur
kim bilecek
ufalaniyorumdur