z

Toz
yapilan eylemler kimin icin yapilir cogunlukla? sayet kendin icin yapmiyorsan. eylemlerinin toplumun isteklerini yapmaktan oteye gecmedigini farkettigin o ilk ani hatirliyor musun? adem'in elmadan aldigi ilk isirik gibi. sicacik ve sulu. sende beynini donduran bir ruzgar altindaymissin gibi tezahur etmisti bu durum. caresizlik tuzlu inciler gibi akmisti gozlerinden. cok sonralari farkina varmistin hani agladiginin. bir muddet ayaktaydin. dunya kucucuk olmus da oturacak bir yer yokmus gibi, ya da sen kendini hicbir yere sigdiramiyormussun gibi ayaktaydin. annen bir minder getirdi sonra sana. ne tuhaf dimi? evdeki tum koltuklari yakmis, tum sandalyeleri kirmisti halbuki cok onceleri. belki tum o isleri senin halletmeni istedigindendi. evindeki esyalardan birine cevirmek istiyordu seni, ama sadece misafir geldiginde cikarilan o kiymetli esylardan birine. vitrinde sergilenen, yilda 2 kere tozu alinan o gumus yaldizli kadehler gibi. halbuki onlarin parlakligi kullanilmamalarindandi. sen de bunu cok sonradan anladin. anlayinca attin kendini, paramparca ettin. belki yumusakca da inebilirdin ama iste, sen de biliyorsun. asisin. hem de dunyanin en yumusak huylu asisisin. kendimle kavganin sirasi degil simdi diyorsun ama senin kavgan hic bitmiyor ki. ustelik bunu dunyaya cicekler ekerek yapiyorsun. cicekleri yasatmak icin, sen, kendini solduruyorsun. umursamiyorsun, cunku hala guzel masallara inaniyorsun.
Felsefe-Düşünce
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
"aslında o kadar da önemli biri olmadığımız ortaya çıktığında neden üzülüyoruz ki hemen? hemen bunu temel bir aydınlama alanı olarak ele alabilsek daha iyi olmaz mı? inanmak dediğimiz şey sonuçta insanın içinde başlattığı eylemdir. ve güzeliğe ve aşka inanmak kadar aydınlığa da inanmak, hazır olmak gerekir. yani her güzeliğin sonunda bir ayrılış, bir kopuş pusuda bekler. madem öyle, bu gibi tatsızlıklara bizi kendi bilinmezliklerimizle yüzleştiren hayırlı felaketler gözüyle bakmamız gerekmez mi?" ahlat ağacı
Film Alıntısı
Uyku
uyuyabilmek için zihnimi meşgul tutmam gerekiyor. dizi izliyorum ya da bir şeyler okuyorum ta ki göz kapalarım kendini kaldıramayacak kadar ağırlaşana kadar. o noktadan sonra gözlerimi kapatıp izlediğim / okuduğum şeyi düşünüyorum sadece. bazen -çoğunlukla- kendime orada bir rol yazıp onu canlandırıyorum hayalimde. kurmaca. düşüncelerim gerçeğe kayarsa uyuyamam. geçmişimi düşünürsem uyuyamam. geleceğimi düşünürsem uyuyamam. zihnimi sürekli kandırmalı, sürekli meşgul tutmalıyım. yorulup kendini kapatana kadar. gündüzleri sorun olmuyor çoğu zaman. karanlık düşünceler yoklasa da güneş aydınlatıyor. ama gece olunca, bunları düşünürsem uyuyamam. zihnimi boş şeylerle yormalıyım. bazen gerçek şeyler de olabilir ama soyut olmalı. toplumsal ya da bireysel somut bir şey de olabilir bazen. benle ilgili olmasın. bazen kalbim sıkışıyor. çarpıntım oluyor. bastırılanın geri dönüşü diyor freud. geri dönüp baktığımda hayatımı boşa geçirmiş olmaktan korkuyorum.