"Ne büyük yalnızlık." "Bütün üstün ve değerli şeyler aynı derecede yalnızdır." "Neydi demiştin kelime?" "Timşel.. hükmedebilirsin."
Sayfa 558 - İletişim Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
"Onu özgür kılmıştı," dedi Lee. "Ona diğer bugün insanlardan ayrı bir insan olma hakkı veriyordu çünkü." "Ne büyük yalnızlık." "Bütün üstün ve değerli şeyler aynı derece yalnızdır." "Timşel...hükmedebilirsin."
Sayfa 558·Kitabı okudu
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Bir Habil ve Kabil hikayesi;
"Standart Amerikan çevirisi insanlara günaha hükmetmelerini emrediyor; günaha cehalet de diyebilirsiniz. Kral James çevirisi hükmedeceksin'le bir vaatte bulunuyor; insanların mutlaka günahı yeneceklerini söylüyor. Ama Ibranice timşel kelimesi -'hükmedebilirsin'- bir tercih hakkı sunuyor. Yeryüzünün en önemli kelimesi belki. Yolun açık olduğunu söylüyor. Yani top insanda. Çünkü eğer hükmedebilirsen, hükmetmeyebilirsin de. Anlamıyor musunuz?"
Sayfa 328 - İletişim Yayınları·Kitabı okudu
İnsana Dair
TİMŞEL
Bir de 'hükmedebilirsin'i düşünün!Bu insanı üstün kılan,tanrılar nezdinde ona önem kazandıran bir şey,çünkü zaafına,pisliğine,kardeşini katletmesine rağmen hala büyük tercih hakkı onun elinde.
Muazzam
"İki yılın sonunda Tekvin'in dördüncü bölümündeki şu sizin on altı dizeye eğilebileceğimiz kanısına vardık. Benim yaşlı beyefendiler de bu kelimelerin, 'hükmedeceksin' ve 'hükmet'in çok önemli olduğunu düşünüyordu. Ve yaptığımız kazıdan şu altın madeni çıktı: 'hükmedebilirsin'. 'Günaha hükmedebilirsin.' Yaşlı beyefendiler gülümseyip başlarını salladılar, bu yılları boşa harcamadıklarını düşündüler. Ayrıca Çinli kabuklarından da çıkmış oldular; şu anda Yunanca öğreniyorlar." "Harikulade bir öykü," dedi Samuel. "İzlemeye çalıştım, belki bir yeri kaçırmış olabilirim ama. Bu kelime niçin bu kadar önemli?" İncecik fincanları doldururken Lee'nin eli titriyordu. Kendi içkisini bir yudumda içti. "Anlamıyor musunuz?" diye haykırdı. "Standart Amerikan çevirisi insanlara günaha hükmetmelerini emrediyor; günaha cehalet de diyebilirsiniz. Kral James çevirisi 'hükmedeceksin'le bir vaatte bulunuyor; insanların mutlaka günahı yeneceklerini söylüyor. Ama İbranice timşel kelimesi –'hükmedebilirsin'– bir tercih hakkı sunuyor. Yeryüzünün en önemli kelimesi belki. Yolun açık olduğunu söylüyor. Yani top insanda. Çünkü eğer hükmedebilirsen, hükmetmeyebilirsin de. Anlamıyor musunuz?" "Evet, ben anlıyorum. Anlıyorum. Ama sen bu ilahi yasaya inanmıyorsun. Niye önemli olduğunu düşünüyorsun?" "Hah!" dedi Lee. "Bunu size uzun zamandır söylemek istiyorum. Hatta sorularınızı öngördüm, hazırlıklıyım. Sayısız insanın düşünüşünü ve hayatını etkilemiş olan her yazı önemlidir. Tarikatların, kiliselerin milyonlarca üyesi 'hükmet'teki emri hissedip var güçleriyle itaat ediyorlar. Milyonlarca başka kişi ise 'hükmedeceksin'deki yazgıyı hissediyor. Onlar ne yaparsa yapsınlar olacak hiçbir şey değiştiremez. Bir de 'hükmedebilirsin'i düşünün! Bu insanı üstün kılan, tanrılar nezdinde ona
Sayfa 327 - 328·Kitabı okudu