"Onu özgür kılmıştı," dedi Lee. "Ona diğer bugün insanlardan ayrı bir insan olma hakkı veriyordu çünkü."
"Ne büyük yalnızlık."
"Bütün üstün ve değerli şeyler aynı derece yalnızdır."
"Timşel...hükmedebilirsin."
"Standart Amerikan çevirisi insanlara günaha hükmetmelerini emrediyor; günaha cehalet de diyebilirsiniz. Kral James çevirisi hükmedeceksin'le bir vaatte bulunuyor; insanların mutlaka günahı yeneceklerini söylüyor. Ama Ibranice timşel kelimesi -'hükmedebilirsin'- bir tercih hakkı sunuyor. Yeryüzünün en önemli kelimesi belki. Yolun açık olduğunu söylüyor. Yani top insanda. Çünkü eğer hükmedebilirsen, hükmetmeyebilirsin de. Anlamıyor musunuz?"
Bir de 'hükmedebilirsin'i düşünün!Bu insanı üstün kılan,tanrılar nezdinde ona önem kazandıran bir şey,çünkü zaafına,pisliğine,kardeşini katletmesine rağmen hala büyük tercih hakkı onun elinde.
Timşel(timshel) yapalirsin, artık mükemmel olmak zorunda olmadığın için iyi olabilirsin!!!
‘Bir çocuğun en büyük korkusu sevilmemek, en çok korktuğu cehennem reddedilmektir. Bana kalırsa dünyada herkes reddedilme hissini az veya çok yaşamıştır. Reddediliş öfke doğurur, öfkenin sonucu reddedilişin intikamı olan suçtur. Suçtan da suçluluk kaynaklanır. İşte insanoğlunun öyküsü’(292 s.)