Kardeş katli, Fatih ile başlamadı. O, sadece bu uygulamayı, başka çare kalmadığından dolayı kanunlaştırmak zorunda kaldı. Katl uygulamaları I. Murad Hüdavendigârdan itibaren Osmanlı Devleti'nde de uygulanmıştır. Ancak o zamanlarda isyana kalkışan sehzade ölümle cezalandırılıyordu. Muhtemelen suçsuz yere katledilen ilk şehzade 1389 yılında I. Kosova Savaşı devam ederken şehit edilen I. Murad'ın küçük oğlu Yakup Çelebidir. O da dönemin devlet adamlarının ittifakıyla öldürülmüştür ve böylece Yıldırım Bayezid rakipsiz kalmıştır. Bu padişahın 1402 Ankara Savaşı'nda Timur'a yenilip esir düşmesinden sonra başlayan Fetret Devri'nde dört şehzade kıyasıya birbirleriyle savaşmışlar, bu sırada binlerce insan hayatını kaybetmiştir. İşte bütün bu feci olayları dikkate alan Fatih Sultan Mehmed saltanat meselesini hanedan içine çekmiş, tabir yerindeyse acı ilacı hanedan mensuplarına içirmiştir. Yani, çıkan iç savaşlarda 'binlerce kişinin ölmesinden ise, bedel hanedan içinde ödensin' diye düşünmüş ve bu hazin maddeyi koymuştur. Hemen hatırlatılmalıdır ki, islâmiyet o asırlarda Osmanlı Devlet' nin ayakta kalmasına bağlıydı. Devletin ayakta kalması da devletin ruhu durumunda olan padişahın hayatta kalmasına bağlıydı. Padişahlar için en büyük tehlike ise tahtını kaybetmektir. Bunun korkusu hep hissedilmiş ve çok sert tedbirler alınmıştır.
"Timur’un yarattığı Semerkand ve Buhara bugün hâlâ bir medeniyetin parlak zamanını hatırlatan abidelerle ortadadır. Bu yerler, İslam dünyasında yaşayan bir kültür merkezi olarak İstanbul’dan sonra Kahire, Isfahan, Meşhed ama hassaten Şam ve Bağdat’la birlikte anılmaktadır. Emir Timur devri, Türk asırları içinde hem askeri örgütlenme, hem idari örgütlenme; hem istihbarat hizmetleri, hem ticaretin örgütlenmesi, hem de ilmi kurumların ortaya çıkışı ve yayılışı ve edebiyat bakımından en parlak devirdir, hatta son parlak devirdir. Bundan sonra bu tip ticari, iktisadi zenginlik ve özellikle bilimsel bir faaliyet göremiyoruz. Bunun üzerinde durmak gerekiyor."
"Padişahımız! İzmir istilası üzerine memalik-i şahanelerinin en mamur, en mesut bir kısmı nasıl ateşlerle, yağma ve kıtallerle (katliamlarla) baştan başa harap oldu, bilirsiniz. Hiçbir hakka
Türk asırları içinde hem askeri örgütlenme, hem idari örgütlenme, hem istihbarat hizmetleri, hem ticaretin örgütlenmesi, hem de ilmi kurumların ortaya çıkışı ve yayılışı ve edebiyat bakımından en parlak devirdir, hattasonparlakdevirdir...