"Mezarlığa annesiyle babasının yattığı yere gitti. Yarı çürümüş taşlarla, insanla konuşur gibi uzun süre sesli olarak konuşmuştu. Yanlarına geleceğini mi haber veriyordu, yoksa hayırdualarını almak mı istiyordu."
Şehrin sokaklarında başıboş dolaşıyor, bazı bazı sahil kahvelerinde sabahlıyorduk, paramız yoktu ama engin bir gözü pekliğimiz, büyük hayallerimiz vardı.
Bir kez daha anladım senden başka kimsem olmadığını, kırık gönlümü iyileştiren de yine senmişsin, üzülünce tek tesellim sen olduğunu da bir kez daha anladım. Şimdi hayallerini kurduğum onca şeyden hevesim yoksun ve sen hâlâ yanımda yoksun.