Nasıl tutayım ki ruhumu, değmesin diye seninkine? Nasıl tutup da kaldırayım onu senin üzerinden başka şeylere?
Ah, karanlığın ortasında yitik bir şeylerin içine koyayım isterdim ruhumu,
yabancı, sessiz bir yere,
senin derinliklerin titreşirken titreşmeyen.
Lâkin her şey, bize dokunan, sana ve bana, ikimizi birden alıyor, iki telden tek ses çıkaran yayın çekişi gibi.
Hangi enstrümanın teliyiz?
Hangi kemancı tutuyor elinde bizi?
Ah, güzel şarkı.
Rainer Maria Rilke
Çeviren: Tanıl Bora
Beklemem fecrini leylâklar açan nîsânın,
Özlemem vaktini dağ dağ kızaran erguvanın.
Her sabah başka bahâr olsa da ben uslandım, Uğramam bahçelerin semtine gülden yandım.
Yahya Kemal BeyatlıKendi Gök Kubbemiz
Kalabalık cümleler kuruyor.
Odalar odalar odalar
Birbirine giriyor birbirinden çıkıyor
Sonra sokaklarda dik kafalı bir yalnızlık
Dönüp yine odalarda kederleniyor.
İnsan yoruluyor sevgilim
Yaralı bir zamanla kendini sevmekten.
Şükrü ErbaşPervane