Güç dengesine nihai olarak ordu karar vermiş olabilir. TlC, popüler ayaklanma değil, askeri eylem ve seçkinci ihtilal üzerinde karar kılmıştı. Talat sadece 1912'de ziyadesiyle popülist oldu. Yüzbaşı Mustafa Kemal'le ilgili olarak daha önce değinildiği gibi, Harbiye'den 1900'lerde mezun olmuş, mücadeleci, hevesli subaylardan oluşan bir ekip vatanperver faaliyetin ön cephelerinde olmaya can atıyordu. Bununla beraber, Jön Türk Devrimi'nden önceki ve sonraki belirleyici aylarda siyasi ön planda daimi olarak bulunan, subaylar değil, Talat'tı. Edirne'deki ilk komplocu günlerinden bu yana, başka pek çoklarıyla karşılaştırıldığında, genç subayları kendi davası ve Cemiyet'in davası için nasıl harekete geçireceğini ve kullanacağını daha iyi öğrenmişti ve biliyordu. Sultan, 23 Temmuz'da, kendisinden talep edildiği gibi, anayasanın yeniden yürürlüğe girdiğini ilan etti. TlC, şimdiki adıyla lTC, muhteşem bir zafer kazanmıştı. Talat, bu zaferin önde gelen mimarlarından biri olmakla kalmamış, aynı zamanda imparatorluk genelindeki coşkunun en belirgin olduğu yer olan Selanik metropolünde bizzat mevcudiyetini göstermişti. Selanik'teki liderler bundan böyle sadece dahili merkezi temsil etmiyordu, aynı zamanda lTC'nin yeni Merkez Komitesi'nin bizzat nüvesini oluşturuyorlardı. Sultandan, Selanik'in mükemmel bir yerinde, Beyazkule yakınlarında bir konağı hediye olarak talep ettiler. Temmuz sonlarına doğru, keyifle buraya yerleştiler. Selanikli bir Yahudi, geriye dönüp baktığında bu süreci şöyle anlatır: Anayasal hakların zorba Hamid'den söke söke alınmış olduğu haberinin gelmesiyle duyulan taşkın sevincin, ülke tarihindeki herhangi bir duygu gösterisiyle benzerliği yoktu. Dün ziyadesiyle içe kapanık, birbirine karşı kasvet yüklü bir şüphecilik içinde olan halklar, yüz yıllar